HÜKÜM:
Esastan ret

Taraflar arasındaki ... (TÜRK PATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin “BİZİM” esas unsurlu, tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 35 inci sınıft hizmetler yönünden yaptığı “bizim pazar20” ibareli başvuruya yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gibi 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların da oluştuğunu, dava konusu matka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2016-M-11871 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu işaret ile davacı şirketlere ait markaların görsel ve işitsel bakımdan bıraktıkları toplu intibaın birbirlerinden farklı olduğunu, markaların benzer unsurlar içermesine rağmen farklı algılar bırakabileceklerini, davacı markalarının gıda sektöründe bilinir olduğunu, davaya konu hizmet ve emtialar bakımından, davacının bizim markalarının ayırt edici karakterinin zedelenmesinin mümkün bulunmadığını, “bizim” ibaresinin ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortaklığından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerlik bulunduğu, davacı ....... A.Ş'nin itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında uyuşmazlık konusu tüm hizmetler bakımından iltibas koşullarının oluştuğu, diğer davacı yönünden de dava konusu başvuru kapsamında 35 inci sınıfta yer alan “ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. Sakızlar” emtiaları yönünden iltibas koşullarının bulunduğu, davacı Besler.... A.Ş'nin itirazına mesnet markalarının “yağlar, bitkisel yağlar, margarinler, sıvıyağlar” gibi emtialarda tanınmış olduğu, dava konusu marka kapsamındaki perakendecilik hizmetleri açısından ise bu hizmetler kapsamında “gıda” ürünlerinin bulunmaması, mevcut perakendecilik hizmetlerinin davacı markalarının tanınmışlığının mevcut olduğu emtialardan tamamen farklı emtiaları içeriyor oluşu göz önüne alındığında, anılan markanın varlığının davacı markasının ayırt ediciliğini zayıflatacağı, bu sayede haksız menfaat elde edeceği veya davacı markasının itibarını zedeleyeceğinden bahsedilmeyeceği, kötü niyet iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davacılardan ...yönünden davanın kabulü ile TÜRK PATENT YİDK' nın 2016-M-11871 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın YİDK iptal talebi yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile TÜRK PATENT YİDK'nın 2016-M-11871 sayılı kararının 35/06 grupta" Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sakızlar, ağartma ve temizlik amaçlı maddeler deterjanlar çamaşır suları çamaşır yumuşatıcıları leke çıkarıcılar bulaşık yıkama maddeleri parfümeri kozmetik ürünleri kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil) sabunlar diş bakım ürünleri diş macunları diş parlatma ve beyazlatma maddeleri tibbi amaçlı olmayan ağız gargaraları aşındırıcı ürünler zımpara bezleri zımpara kağıtları ponza taşları aşındırıcı pastalar deri vinil metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri cilalar bakım kremleri cilalama amaçlı vaks mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Besler ... A.Ş markalarının tanınmış olup somut olayda farklı mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların bulunduğunu, tanınmış markalarında haberdar olmaması mümkün olmayan davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili Besler... A.Ş yönünden de davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacılara ait markaların görsel ve işitsel bakımndan ve bıraktıkları toplu intiba bakımından biribirlerinde farklı olduklarını, "bizim" ibaresinin ayırt edciliğinin zayıf bulunduğunu, dava konusu başvuruya yeteli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "bizim pazar20" ibareli markası ile davacı ....... A.Ş'nin itirazına mesnet "Bizim" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında 35 inci sınıfta yer alan tüm hizmetler bakımından, davacı Besler...A.Ş 'nin itirazına mesnet markalarıyla da 35 inci sınıf“ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. Sakızlar” hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, zira davacıların itirazına mesnet markalarında asli unsur olarak yer alan "Bizim" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak aynen yer aldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, başvuruda yer alan "pazar" ibaresinin, uyuşmazlık konusu 35 inci sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, dava konusu markada yer alan "20" ibaresinin de yeterli ayırt ediciliği sağlayamadığı, her ne kadar davalı Kurum tarafından taraf markalarında ortak olarak yer alan "Bizim" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu savunulmuşsa da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2014 tarih, 2014/11679 E., 2014/19705 K. sayılı ilamında, "BİZİM BAKKAL" ibaresi, 25.09.2012 tarih ve 2010/16088 E., 2012/14212 K. sayılı ilamında "Bizim Kamer" ibaresi, 03.04.2012 tarih ve 2010/5673 E.-2012/5520 K. sayılı ilamında "Ova Bizim" ibaresi, 06.12.2011 tarih ve 2009/14487 E.-2011/16476 K. sayılı ilamında "Bizimnesil" ibaresi, 17.04.2012 tarih ve 2010/6480 E.-2012/6208 K. sayılı ilamında "Bizim Bahçeden" ibaresi, 06.10.2011 tarih ve 2009/12122 E.-2011/12322 K. sayılı ilamında "Bizim Yöre Y" ibaresi, 03.11.2011 tarih ve 2009/13494 E.-2011/14850 K. sayılı ilamında "Bizim Anadolu+şekil" ibaresi, 04.11.2019 tarih 2018/5563 E.-2019/6741 K. sayılı ilamında "Bizim Balıkçı" ibaresi, davacı tarafa ait "Bizim" asıl unsurlu markalarla benzer bulunduğundan, istikrar kazanan bu kararlar karşısında "BİZİM" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki savunmanın yerinde bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, öte yandan davacılar vekilinin, istinaf itirazlarında sadece davacı Besler...A.Ş markalarının tanınmış olduğu, bu davacı markasına göre başvuruda yer alan farklı mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu ve başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürdüğü, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; davacı Besler......A.Ş markalarının gıda ürünleriyle sınırlı tanınmışlığının bu davacının markalarına göre dava konusu başvuru kapsamında farklı olarak yer alan 35 inci sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tescil engeli oluşturmayacağı, sırf başka bir marka ile benzer marka başvurusunda bulunmak kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğinden ve dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına dair başkaca bir delil de sunulmadığından davacı tarafın kötü niyete dayalı iddialarının ispatlanamadığı bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacılar ve davalı kuruma ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.