B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN:

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.11.2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 09.09.2014 günü yeniden işlemeye başladığı ve zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın 22.05.2011 tarihinde gündüz saat 14.05 sıralarında katılana ait iş yerine girip iki adet rakıyı çalarak olay yerinden ayrıldığı, daha sonra 27.05.2011 tarihinde saat 20.00 sıralarında aynı iş yerine gelerek üç adet rakıyı çalıp iş yerinden ayrılmak istediği sırada iş yeri görevlilerince yakalandığı olayda; sanığın 27.05.2011 tarihli suçu saat 20.00 sıralarında işlediği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması nazara alındığında 27.05.2011 tarihinde güneşin 20.30'da battığı, gece vaktinin saat 21.30'da başladığının anlaşılması karşısında, 27.05.2011 tarihinde saat 20.00'da işlenen hırsızlık suçunun, gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği nazara alınarak ve sanık hakkında her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.