Esastan ret

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin yıllardır restaurant işletmeciliği yaptığını, davalı tarafın 3 yıl süreyle davacının belirli aralıklarla yanında çalıştığını, müvekkilinin yaptığı iş nedeniyle zaman zaman ekonomik durumunun bozulduğunu, ilk olarak 2010 yılında paraya ihtiyacı olduğunu, davalının 2010 yılı yaz sezonunda yanında çalıştığını, 2010 yılının sezon sonunda krediye ihtiyacı olduğunu, ...'a bu hususta başvuru yaptığını, banka tarafından ipoteksiz taşınmaz teminatı gösterilmesi istediğini, kendi taşınmazının önceki almış olduğu krediler nedeniyle ipotekli olduğunu, bu durumu davalıya söylediğini, davalının kendisine ait taşınmazı ipotek gösterebileceğini söylediğini, ... Marmaris Şubesi'ne giderek 100.000,00 TL kredi çektiğini, çekilen kredinin kendi üzerine olduğunu ve kendisinin ödediğini, davalı kişinin evini kendisine kredi karşılığı ipotek verdiği için evinin değerini 500.000,00 TL olarak belirlediğini, bunun karşılığı olarak kendisinden 500.000,00 TL miktarlı senet aldığını, 1 yıl sonra yeniden aynı ipoteğe istinaden 50.000,00 TL çektiğini, çektiği bu banka kredilerini öderken yeniden paraya ihtiyacının olduğunu, davalının kendisini yüsek faizle borç verme işleminin bu anda başladığını, 07.11.2014 tarihinde banka havalesi ile 60.000,00 TL faizle borç verdiğini, aynı gün elden 40.000,00 TL nakit olarak faizle borç verdiğini, toplam 100.000,00 TL borç verdiğini ancak 110.000,00 TL borç ... gibi hesap yaptığını, buna itiraz etmediğini çünkü paraya ihtiyacı olduğunu, davalının kendi taşınmazını teminat göstererek çektiği kredileri 2015 yılın içinde kendisinin ödediğini ve davalının tapusunun ipoteğini kaldırdığını, davalının senedi iade etmediğini, davalıdan daha sonra 55.000,00 TL daha aldığını, toplam borcunun 155.000,00 TL olduğunu, 155.000,00 TL borca karşılık müvekkilinin kendisine 30.000,00 TL gönderdiğini ve 125.000,00 TL borcu kaldığını, yine müşteri çeklerinden kendisine 50.000,00 TL verdiğini ve davalının bunları tahsil ettiğini, çek bedellerini borcundan düşmediğini, davalı kişinin kendisine ait 3.311,00 TL elektrik borcunu kredi kartından ödediğini bunun 1.500,00 TL'sini aynı gün elden davalıya müvekkilinin teslim ettiğini, davalının buna rağmen kendisini 280.000,00 TL borçlandırdığını, davalının 110.000,00 TL paraya 20.000,00 TL daha faiz hesapladığını, diğer paralara da yüksek faiz hesapları yaptığını, müvekkilinin davalıya olan 75.000,00 TL borcunu 220.000,00 TL anaparaya çıkardığını, sonrasında elindeki senedi Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1804 E. sayılı dosyası ile icraya koyduğunu, davalı kişinin kendisinin ona ipotek kurarken evinin teminatı olarak verdiği teminat senedini kambiyo senedine dönüştürdüğünü, ancak kendisinin ipotek karşılığı çektiği kredileri ödediğini, ipotek kalktığında senedi müvekkiline vermesi gerektiğini, takip sonrası müvekkiline ait taşınmazlara haciz konulduğunu, satış günü alındığını taşınmazlarının satılmaması için satış gününe 7 gün kala tüm icra dosyası borcunu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin 325.000,00 TL ödeme yaptığını ancak müvekkilinin borcunun yalnızca 75.000,00 TL olduğunu belirterek icra doyasına ödeme yapmak zorunda kaldıkları 325.000,00 TL paradan 150.000,00 TL'sinin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların 08.02.2017 tarihinde "BELGE" başlıklı bir protokol yaptıklarını, herhangi bir hak ve alacakları olmadığını kayıt altına aldıklarını, davacının tacir kişi olduğunu, tacirlerin basiretli davranma hususunda yükümlü olduklarını, tarafların çok yakın akrabalık bağlarının bulunduğunu, müvekkili ile kardeşinin davacının iş yerinde çalıştıklarını, bu çalıştıkları dönemlerde maaşlarını ve tazminatlarını alamadıklarını, müvekkilinin davacıya hem elden hem de kredi kartıyla ve banka yoluyla bir çok kez borç verdiğini, geri alamadığını, elden verdiği paraların maaş alacakları, kira olarak ödediği ve kendisine iade edilmeyen paralar olduğunu, müvekkilinin davacıya 500.000,00 TL'den fazla borç verdiğini, karşılığında davacının kendisine zorla 500.000,00 TL'lik senet verdiğini, davacının yanından ayrıldıktan sonra ailesinin desteği ile restorant açtığını, bir kaç sene sonra restorantın yapı kullanmak izni olmadığı için mühürlendiğini ve davacının müvekkiline kendi yerini kiraya vermeyi teklif ettiğini, müvekkilinden 125.000,00 TL aldığını sonrasında ailesinin vazgeçtiğini söyleyip restorantı müvekkiline vermediğini ve aldığı parayı da iade etmediğini, müvekkilinin oyaladığını, davacının müvekkilinden kendi evini ipotek ettirip kredi çekmesini istediğini, müvekkilinin bu istediği de kabul ettiğini, müvekkili bu yardımları yaparken davacının müvekkilini hem oyaladığını hem de önümüzdeki sezon restorantı sen işleteceksin gibi vaatlerde bulunduğunu, restorantı da müvekkiline hiç vermediğini, müvekkilinin zorla 2014 yılında davacıdan binbir zahmetle 500.000,00 TL'lik senedi aldığını, davacının müvekkiline senedi verdiğinde daha da üstüne gittiğini, nasıl olsa senet var bana yardımcı ol diyerek müvekkilinden defalarca borç aldığını ve geri ödemediğini, müvekkilinin son olarak sıkıntıya düşünce araya ortak tanıdıkları sokarak davacıdan aldığı paraları ödemesini istediğini, davacının da "benim bütün yerlerim ipotekli hacizli benden birşey alamaz" deyip borcunu ödemediğini, müvekkilinin de bunun üzerine söz konusu nededi icraya koymak mecburiyetinde kaldığını, iyi niyetli olduğu için senedin tamamını değil davacının kendisine kalan borcu kadar olan 250.000,00 TL'lik kısmını takibe konu ettiğini, müvekkilinin davacının dava dilekçesinde belirttiği çeklerden yalnızca 20.000,00 TL'lik olanı tahsil ettiğini, diğer çeki müvekkili Yurdaer ...'ın da davacıdan alacağı bulunduğu için onun eşinin tahsil ettiğini, müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının sunduğu ... delilin, davalının el yazısı ile düzenlenen harcamalara yönelik liste olduğu, harcamaların davalı tarafça kabul edilmediği gibi kendisinin alacağına ilişkin olduğunun belirtildiği, davacı tarafın iddiaları alacak miktarı dikkate alındığında senetle ispatı gerektiği halde ispatlanmadığı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen nedenleri belirttiği, senedin dava dışı Halkbanktan çektiği kredi nedeniyle davalının evini kredi karşılığı ipotek ettirdiği için davalıya teminat senedi olarak verildiğini, kredi borcunu tamamen ödeyerek ipoteği kaldırması nedeni ile senedin bedelsiz olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmamasının hatalı olduğunu, davalı kendi el yazmalı belgelere dayanarak 285.000,00 TL alacak talep ediyorsa artık senete karşı senetle ispat kuralının uygulanamayacağını, davacı aleyhine takdir edilen vekalet ücretinin ödenmemesi için tehiri icra kararı verilmesine, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senet, kambiyo senedi niteliğinde olduğu, belli bir borç ikrarını içermesi gerektiğinden bononun belli bir sebeple düzenlendiğini yasal delillerle ispat etme külfeti, keşideci olan davacının takip dayanağı senette, senedin teminat senedi olarak verildiği belirtilmediği gibi davacı ile dava dışı banka arasında imzalandığı belirtilen kredi sözleşmesine atıf da yapılmadığı, bu hali ile davacı tarafça bononun dava dışı banka ile imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklı borcu temin için davalının taşınmazı üzerinde banka lehine ipotek tesis edilmiş olması nedeniyle teminat senedi olarak davalıya verildiği, kredinin ödenmiş olması nedeniyle senedin bedelsiz olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, icra takibi nedeniyle ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.