Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2018 tarihinde davalıya ZMMS poliçesiyle sigortalı ve davacının yolcu olduğu araç ile dava dışı aracın karıştığı kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, talebini 232.836,02 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi uygulanmasını, kusur oranının tespit edilmesini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini ve vekalet ücretinin hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazaya karışan araç sürücüsünün kazada %75 kusurlu olduğunun kabul edildiği; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %19 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 220.074,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.849,87 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.911,88 TL bakıcı gideri olmak üzere 232.836,02 TL tazminatın 03.05.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun yönetmeliğe göre alınmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle tazminat hesabının yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini ve vekalet ücretinin hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplanmanın doğru olduğu, vekalet ücretinin nisbi vekalet ücreti olarak verilmesinin yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının başvuru formunda yolcu olduğu aracın plakalı araç olduğu belirtilip ve bu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalıya karşı dava açıldığının söylenmesine, ancak İtiraz Hakem Heyetince davacının karşı araç olan plakalı araçta yolcu olduğunun değerlendirme bölümünde yazılmasının hatalı olmakla birlikte bu hususun bozma konusu yapılmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı 05.04.2021 tarihli raporda başvurucunun meydana gelen kaza sebebi ile %19 oranında malul kaldığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmiştir. Anılan rapora davalı tarafça itiraz edilmiştir.
Kazanın 10.09.2018 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak rapor düzenlenmesi gerekirken hatalı raporla karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle; davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak belirtilen Yönetmelik'e uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle maluliyet raporu alınarak karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.