İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli, 2018/387 Esas, 2020/298 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesi, 29 uncu
maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli, 2021/703 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararı ile: sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan incelemede: "Sanık ...'in mağdur ...'e yönelik eylemine ilişkin mağdurda meydana gelen darbe sayısı, darbelerin ... bölgelere yönelik olması, yaralanmanın mahiyeti, ortaya çıkardıkları dikkate alınarak teşebbüs nedeniyle TCK 35 ... maddesi gereğince olacak ceza indirimi yapılırken üst sınıra daha yakın şekilde ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususlar eleştiri konusu yapılmakla yetinilerek;" sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, sanık hakkında meşru savunma, hata hükümlerinin uygulanması ve haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... ile katılan ...'in üvey kardeş oldukları, aralarında miras meselesi yüzünden anlaşmazlık bulunduğu, suç tarihinde şahısların ... Bar'da karşılaştıkları, ... lavabosunda sanık ... ile temyiz dışı müşteki ...'in karşılaştığı, ...'in sanık ...'i tatsızlık çıkmaması için sakinleştirmek istediği, ancak sanık ...'in "onun da anasını sinkaf ederim. Senin de ananı sinkaf ederim" dediği, daha sonra masalarına geçtikleri, katılan ...'in ele geçirilemeyen ve kullanıldığında silahtan sayılan içki şişesiyle giderek sanık ...'in arkasından başına 1 kez vurduğu ve sanık ...'in "basit tıbbi müdahale" kapsamında kalacak derecede yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu olay sonrasında Cemal ile ...'in dışarıya çıktıkları, peşlerinden sanık ...'in de dışarı çıktığı, ... önünde tarafların arasında tekrardan tartışma çıktığı ve sanık ...'in üzerinde bulunan bıçağı çekerek, ...'e 1 kez vurarak müşteki ...'in ... tehlike geçirmeyecek "basit tıbbi müdahale" ile iyileşecek derecede yaralanmasına sebebiyet verdiği, yine sanık ...'in bu bıçak ile katılan ...'in vücudunun ... bölgelerinin olduğu üst kısmına 7 kez vurarak, ... tehlike geçirecek "basit tıbbi müdahale" ile iyileşmeyecek derecede yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
... ... içerisinde bıçaklama eyleminin hemen öncesinde katılan ...'in sanık ...'in kafasına
cam şişeyle vurmuş olmasının sanıkta öfkeye yol açtığı, olay tarihinde sanığın gerçekleştirdiği eylemin katılan ...'in haksız hareketinden dolayı meydana geldiği kabul edilmiş, sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmıştır.
2. Olaya ilişkin tutunaklar, CD Çözüm ve Araştırma Tutanağı, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin sanık ve katılan hakkında düzenlendiği adli muayene raporları, uzmanlık raporu, sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları dava dosyası kapsamında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23.10.2019 tarihli raporuna göre yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği ve katılan ile sanık arasında miras meselesi nedeniyle önceye dayalı husumetin bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, katılanın sanığın kardeşi olması nedeniyle suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinde düzenlenen meşru savunmanın, ve 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen "Sınırın aşılmasının" uygulanma koşullarının bulunmadığı, somut olayda sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı, olay öncesinde katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli, 2021/703 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararının sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.