Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız göz altı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın haksız yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.897,63 TL maddi ve 12.000 TL manevi tazminatın 13.06.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin verilen hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tazminat talebinin dayanağı olan Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2017 tarih, 2016/321 Esas, 2017/279 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında verilen beraat hükmünün 02.11.2017 tarihinde kesinleştiği, buna karşın tazminat davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 29.07.2019 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddi yerine yargılamaya devamla davacı lehine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülerek hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açıldığının kabulü ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ve vekalet ücretine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince,"Tazminat isteminin koşulları" başlıklı 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinin "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklinde olduğu, tazminat davasına dayanak teşkil eden Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2017 tarih, 2016/321 Esas, 2017/279 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, kararın 02.11.2017 tarihinde kesinleştiği, buna karşın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 29.07.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmakla bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, vekalet ücretinin doğru belirlendiği anlaşılmakla, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.