B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2009 tarihli ve 2009/644 Esas, 2009/828 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; sözkonusu karar 20.01.2010 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2012 tarihli ve 2011/165 Esas, 2012/86 Karar sayılı kararı ile, sanığın denetim süresi içinde 30.10.2011 tarihinde işlediği resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ihbar edilmiş; ihbara konu Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2012 tarihli ve 2011/165 Esas, 2012/86 Karar sayılı kararı 22.12.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

3. İhbar üzerine, Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/82 Esas, 2016/753 Karar sayılı kararı ile; Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2009 tarihli ve 2009/644 Esas, 2009/828 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

4. Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/82 Esas, 2016/753 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/7461 Esas, 2021/10031 Karar sayılı kararı ile, ... Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli ve 2013/830 Esas, 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK'nin 231/11 maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK'nin 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması, ... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine, Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/1132 Esas, 2022/741 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

1. Sanığın da içinde bulunduğu araçta kolluk görevlileri tarafından yapılan aramada, şoför mahallindeki paspasın altına gizlenmiş suça konu, sanığın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş ancak tanık ...'e ait fotoğrafın bulunduğu nüfus cüzdanının ele geçirildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanığın savunması, ... aracın kendisine ait olduğuna ancak kısa süre önce vefat eden çalışanı Ziya Yıldız tarafından kullanıldığına, suça konu belgeyle ilgili bilgisi olmadığına, sahte nüfus cüzdanı düzenleyecek olsa kendi fotoğrafını yapıştıracağına ... ilişkindir.

3. Tanık ...'in beyanı, ... yaklaşık olarak 2-3 hafta önce birlikte çalıştıkları Ziya Yıldız'ın kendisinden fotoğrafını istediğine ancak suça konu belgeyle ilgili hiç bir bilgisinin olmadığına ... yöneliktir.

4. Kriminal rapor ile, suça konu belgenin renkli fotokopi ya da yazıcı kullanılarak tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliği taşıdığı tespitleri yapılmıştır.

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.01.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 30.10.2011 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/1132 Esas, 2022/741 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.