Mahkumiyet
1- Alanya Vergi Dairesinin 623 016 1859 vergi numaralı mükellefi olan sanığın 2008-2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında fatura cildinin sahtesinin yapılarak piyasaya dağıtıldığını, Nizip’te kaçak mazot taşıyan kamyonlarda bu faturaların ele geçirilmiş olduğunu, kendisinin sahte fatura düzenlemediğini savunması, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/151 soruşturma numaralı dosyasında sanık hakkında petrol kaçakçılığı ve özel belgede sahtecilik suçlarından takipsizlik kararı verilerek ..., ... ve ... hakkında düzenlenen iddianame ile Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/481 esas sayılı dava dosyasının açıldığının bildirilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için; sanık adına düzenlenmiş faturaların nerede ne şekilde ele geçirildiğinin tespit edilmesi, faturaların ele geçirildiği kişilerin bunları ne şekilde temin ettikleri, sanığı tanıyıp tanımadıkları, bu faturaların alınmasında sanığın iştirakinin olup olmadığının sorulması, sahte oldukları ileri sürülen faturalar ile sanığın anlaşmalı matbaada bastırdığı faturaların aynı olup olmadığının, sahte bastırılıp bastırılmadığının araştırılması, gerekirse sanık adına düzenlenen fatura ve tahsilat makbuzlarındaki imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespiti için imza incelemesi yaptırılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılında birden fazla fatura düzenleyen sanık hakkında TCK’nin 43/1 maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 01.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.