SUÇLAR: Kasten öldürme, bilinçli taksirle öldürme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi
kararları
Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşıldığından inceleme dışı tutulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2018/223 Esas, 2019/481 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
b. Sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2020/190 Esas, 2020/654 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar ve katılan Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının ise vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
1. Katılan ...'ın temyiz istemi, sanıklar ... ve ... yönünden öldürme suçunun sübuta erdiğine,
2. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi, sanık ...'un cezasının yetersiz tayin edildiğine, sanığın eylemi olası kastla işlediğinden bahisle suç vasfına, vekâlet ücretine,
ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'ın maktul ...'nın erkek arkadaşı olduğu, olaydan birkaç gün önce ... adlı yerden oda kiraladığı, ilerleyen günlerde kaldığı yere arkadaşı tanık ... ve maktul ...'nın geldiği ve kendisinin yanında kaldıkları, olay günü saat 14: 00 sularında yanlarına sanıklardan ... ve ...'un da geldiği, bir süre sohbet ettikten sonra dışarı çıkacakları esnada sanık ...'ın sanık ...'un belinde bulunan tabancayı farkettiği ve ''dışarıda sıkıntı olur, polis kontrolüne takılırsın'' diyerek odaya bırakmasını söylediği, sanık ...'un da tabancayı çıkartarak odadaki çekmeceye bıraktığı, daha sonra sanıklar ... ile ...'ın oradan ayrıldıkları, akşam saat 21: 00-22: 00 sıralarına kadar gezdikten sonra sanık ...'ın yanına geldikleri, odaya çıktılarında tanık ...'in içeride ikinci odada olduğu, girişteki odada sanık ... ile maktul ...'nın olduğu, sanıklar ... ve ...'ın maktul ... ve sanık ...'ın yanına oturdukları sırada sanık ...'ın tabancanın bozuk olduğunu
söylemesi üzerine sanık ...'ın tabancayı elinden alarak neresinin bozuk olduğunu sorduğu, sanık ...'un tabancanın sürgüsünü düşürmeye çalıştığı sırada aniden ateş aldığı ve tabancadan çıkan merminin maktulün baş bölgesine isabet ederek ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılan olayda, her ne kadar her üç sanık hakkında maktulü kasten öldürdükleri iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların maktul ile aralarında öldürmelerini gerektirecek bir husumet bulunmadığı, sanık ...'ın maktul ile gönül ilişkisi bulunması ve ilişki sürecinde zaman zaman maktule yönelik darp ve tehdit eylemlerinde bulunması, kimi zaman adli mercilere intikal eden bu olaylar nedeniyle adı geçen sanık hakkında uzaklaştırma kararı verilmiş olması hususlarının sanık ...'un kardeşi ve arkadaşı olan diğer sanıklar ile maktulü kasten öldürdüklerine delalet etmeyeceği anlaşılmakla sanıkların savunmalarında bahse konu tabancanın bozuk olduğu şeklindeki iddialarını destekler nitelikte olan bilirkişi raporunda ''tabancanın sağ tarafında bulunan tırnak tertibatının yerinde olmadığı'' şeklindeki tespit hep birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'un olay anından hemen önce sürgüsü takılan ve bozuk olduğunu bildiği tabanca ile herhangi bir tedbir almaksızın tetik düşürmeye çalışmak şeklindeki eylemi ile bahse konu tabancanın ateş alabileceğini ve tabancadan çıkan merminin çok dar bir alan olan otel odasında olay mahallinde bulunan herhangi bir kişiye isabet edebileceğini ve dolayısı ile yaralanma ya da ölümle neticelenebilecek bir olayın gerçekleşebileceğini öngörmesine ve fakat böyle bir neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi yönünde herhangi bir tedbir almadığı da nazara alındığında, sanık ...'un bilinçli taksir ile öldürme suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı, diğer sanıklar ... ve ...'ın ise atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeni ile ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği tespit edilmiştir.
2. Sanıklar savunmaları, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19.02.2018 tarihli otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu ve fotoğrafları, uzmanlık raporları, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanık ...'a ilişkin olarak katılan kurum vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf talebi hakkında düzeltme dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bilinçli taksirle öldürme eyleminin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olası kast hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, eyleme uyan suç vasfının ve buna bağlı yaptırımın düzeltme nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, katılan Kurum lehine Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücreti takdir edildiği, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine Esas No: 2022/6729
değerlendirilerek atılı kasten öldürme suçundan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... ve katılan Kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirlenen hak yoksunluklarının ancak kasıtlı suçtan mahkûmiyet halinde uygulanabileceği gözetilmeksizin bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık ... hakkında adı geçen hak yoksunluklarına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
1. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.06.2020 tarihli ve 2020/190 Esas, 2020/654 Karar sayılı kararında katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri hak yoksunlukları yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2020/190 Esas, 2020/654 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hak yoksunluğuna ilişkin fıkranın çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.