Esastan ret

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl unsuru "KÜLTÜR" ibaresinden oluşan tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “AVRUPA KÜLTÜR DERNEĞİ EUROPEAN CULTURE” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2014/31794 numarasını ... başvuruya müvekkilinin itirazlarının, 2015-M-9819 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa itiraza konu marka ile müvekkilinin tescile konu markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin 1997 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) izni ile kurulan bir vakıf üniversitesi olduğunu, müvekkilinin “Kültür” ve “Avrupa” ibaresi geçen markalarda ... ve ... hak sahibi olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek davalı TÜRK PATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı başvuruları ile davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzer olmadığı, davacının “KÜLTÜR” ibaresini içeren markalarının 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, kaldı ki somut olayda markalar benzer bulunmadığından, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, davalı başvurusunun müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanacağını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının "AVRUPA KÜLTÜR DERNEĞİ EUROPEAN CULTURE" ibareli başvuru konusu işaretin ayırt edici ve baskın unsurları bakımından görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intibaı itibariyle davacının "KÜLTÜR" ibareli markaları ve unvanı ile benzer olmadığı, zira bu marka ve işaret ile sunulan 41. sınıf ürün ve hizmetlerin ortalama tüketicilerinin, sadece eğitim ve öğretim hizmetleri alt sınıfı bakımından değil, 41. sınıfın tüm alt sınıflarındaki hizmetler yönünden dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, dolayısıyla taraf markalarını oluşturan işaretler arasındaki kelime ve şekil farklılıkları da dikkate alındığında, anılan sınıf yönünden taraf markaları arasında, 556 sayılı KHK.'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bir benzerlik bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı,Yargıtay'ın emsal uygulamasının da bu yönde olduğu, yine davalı başvurusunun 556 sayılı KHK.'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (f) ve (g) bentleri uyarınca da cins, çeşit, vasıf, coğrafi ... bildirmediği gibi, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalardan olmadığı veya yetkili mercilerden izin alınmasını gerektirecek markalardan bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK.'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (f) ve (g) bentleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.