Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava dışı oğlu ...'in borcunun olduğunu, konut kredisi çekebilmesi için bu taşınmazı kendisine devretmesi gerektiğini, kredi borcu bitince iade edeceğini söylemesi üzerine kayden maliki olduğu 442 ada 47 parsel sayılı taşınmazını 18.09.2008 tarihinde satış suretiyle oğlu...'e temlik ettiğini, bilahare...'in taşınmazı 07.10.2008 tarihinde eşi olan davalıya devrettiğini,... ile davalının boşanmış olduklarını öğrendiğini, hileli işlemlerle taşınmazın davalıya kaçırıldığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iddianın doğru olmadığını, davacının oğlu olan... ile boşandıktan sonra çekişmeli taşınmazda temliklerinin yapıldığını,...'den alacaklı olup, bu alacakları karşılığında taşınmazı kabul ettiğini ve üstüne de para ödediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, "hile" olgusu sabit görülerek davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “iddianın ileri sürülüş biçimi ve dava dilekçesinin içeriğine göre taraflar arasındaki ilişkinin hileye dayanmadığı, inançlı işlemden kaynaklandığı ve inançlı işlem yönünde soruşturma yapılması gerektiği, nitelendirmede yanılgıya düşülerek karar verilmiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dışı oğlu... ile yaptığı yazılı inanç sözleşmesini bozma kararı sonrasında sunduğu, oğlu...'in davada taraf sıfatının bulunmadığı gibi adi nitelikteki belgenin her zaman hazırlanmasının olanaklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.04.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat... ile temyiz edilen vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir.
Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 1.100.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 0.90.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.