Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Takip talebinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %72 oranında faiz uygulaması talep edilmiş, mahkemece davacı alacaklının sözleşmenin 7. maddesi uyarınca aylık %6, yıllık %72 oranında faiz talep edebileceği belirtilerek talep aynen kabul edilmiştir. Yanlar arasındaki sözleşmenin 7/son maddesinde “ödemelerde gecikme halinde uygulanacak vade farkı oranı aylık %6'dır” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm ödemelerde gecikme halinde uygulanacak temerrüt faizine değil, vade farkı alacağına ilişkindir. Vade farkı iş bedeline dahil olduğundan takip tarihine kadar alacağa aylık %6 oranında vade farkı uygulanması yerinde ise de, takip tarihinden sonra alacağa vade farkı uygulanmaz, ancak temerrüt faizi uygulanabilir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nın 12/3. ve 3. maddeleri uyarınca her çeşit imâl ve inşaa işleri ticari iş sayıldığından davacı 3095 sayılı Yasanın 2/2. maddesi uyarınca alacağına ticari temerrüt faizi talep edebilir. Bu durumda
mahkemece hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren %17,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesi gerekirken sözleşme hükmünün hatalı yorumlanarak akdî faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın faiz nevi yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm kısmının 1 nolu bendinin 4 ve 5. satırlarında yer alan “(aylık %6 yıllık %72) sözleşmesel faiz” rakam ve kelimelerinin çıkartılarak yerine “%17,75 ve değişen oranlarda avans faizi” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 22.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.