TCK’nın 157/1, 62/1,50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...’ün mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ile temyiz dışı sanık ...'in hastanede tanıştıkları, katılanın bekar olduğu evlenmek istediğini söylediği, sonraki günlerde temyiz dışı ...'in katılanı arayarak evlenmek için kadın bulduğunu belirterek ...'a gelmesini istediği, katılanın ...'a gittiği, sanık ...'ın sanık ...'u baldızı olarak tanıştırdığı, sanık ...'ın ...’a ait 6000 TL borcu verirse... ile evlenebileceğini söylediği, ertesi gün katılanın ... Banktan 4000 TL çekerek ...'e verdiği, tarafların ...'a döndükleri, ...’daki... bankasından 3000 TL daha para çekerek ...'a verdiği, sanık ...'un üçgün...’da katılanın evinde kaldığı, ...'un sonra habersiz evden ayrıldığı ve geri dönmediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Dairemizin 11/12/2017 tarih ve 2017/26198 E-2017/26550 K sayılı bozma ilamı doğrultusunda uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere uzlaşma bürosuna gönderilmesi neticesinde, uzlaşmanın sağlanamadığına dair 20/02/2018 tarihli rapor, sanık savunması, katılan beyanı ve dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ...’ın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemsinde;
Sanığın hükümden sonra 29/11/2018 tarihinde öldüğünün UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.