Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili asıl dosyada; müvekkili ile davalının ½ hissedar oldukları, 163,493,494,495,496 ve 497 parselde kayıtlı tarlaların tek başına davalı tarafından işletildiğini, davacının hissesinin karşılığının verilmediği ileri sürülerek, 01.01.2004 tarihinden dava tarihine kadar (05.02.2008) dönemdeki ecrimisil bedeli olan dava dilekçesindeki 10.000 TL ve ıslah dilekçesindeki 11.777,20 TL olmak üzere toplam 21.777,20 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada; 163 parsel sayılı taşınmaza vaki elatma nedeniyle 05.02.2008 ila 2010 yılı Ocak ayı arasına ait 21.472,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dosyada davanın kısmen kabulü ile 12.564,00 TL ecrimisil alacağının 10.000,00 TL'sinin, her dönem sonu tahakkuk tarihi itibariyle kademeli yasal faiz ile kalan 2.564,00 TL'lik alacağın ise ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer parseller yönünden açılan dava hakkında atiye bırakma nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dosyada davanın kısmen kabulü ile 11.866,00 TL ecrimisil alacağının her dönem sonu tahakkuk tarihi itibariyle kademeli yasal faiz ile dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin birleşen dosyaya ilişkin tüm, asıl dosyaya ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekillinin asıl dosyaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesinde 01.01.2004 ila 05.02.2008 arasına ait 10.000,00 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiş, 16.08.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 2004 yılı için 3.839,00 TL, 2005 yılı için 3.350,00 TL, 2006 yılı için 3.699,40 TL, 2007 yılı için 5.095,40 TL, 2008 yılı için 5.793,40 TL olmak üzere toplam 21.777,20 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen ecrimisil bedellerinden davacı payına 2005 yılı için 3.490,00 TL, 2006 yılı için 4.188,00 TL, 2007 yılı için 4.886,00 TL olmak üzere toplam 12.564,00 TL ecrimisil bedeli düştüğü anlaşılmıştır. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep edilen dönemlere ait ecrimisil miktarlarını açıkça belirtmiş olup, Mahkemece talep ile bağlı kalarak karar verilmesi gerekirken, 2005 ve 2006 yılları için talepten fazlaya karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. bendinde yer alan ‘‘12.564’’ ifadesinin çıkarılarak yerine ‘‘11.935,80 ’’ ifadesinin yazılmasına, aynı bentteki ‘2.564,00’ ifadesinin çıkarılarak yerine ‘‘1.935,80’’ ifadesinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.