Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, ... köyünde bulunan ve Tapunun 813 parselinde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu davalı oğlunun kendisinden ayrı olup ve kendisine hakkını verdiği halde kendisi ile herhangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, ancak buna rağmen kendisinin rızası olmadan ve rızasının dışında evini zorla işgal ederek müdahale ettiğini, kendisine taşınmazına müdahale etmemesi yolunda istekte bulunduğunu, ancak taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia ettiğinden, davalının vaki müdahalesinin önlenmesi ile davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü karar verilmesi üzerine; hüküm,davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde, elatmanın önlenmesini talep etmiş ve mahkemece talebin kabulü ile ... ili Merkez ... köyü 813 parsele davalının müdahalesinin men’ine, söz konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş ise de davalının müdahale ettiği kısım açıkça belirtilmemiştir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarıda (1) no’lu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendinde yer alan davalının ibaresinden sonra gelmek üzere “fen bilirkişi İsmail Atakan ile Tarık Zengül’e ait 09.11.2007 tarihli krokide kırmızı ile gösterilen 170,00 m2 alana vaki” ibaresinin eklenmesine Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.