TCK'nın 179/3-2,62,53,58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/364 Esas, 2011/478 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin olduğu, anılan suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu, hükümden önce, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre tehdit suçu ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarına ilişkin olarak uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bozma ilamını etkisiz kılacak şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2) Sanık hakkında tayin edilen 2 ay hapis cezasından, TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken, sonuç cezanın 1 ay 20 gün hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak 2 ay 20 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.