HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tefenni Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararıyla sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

1.Sanık ...' ın temyiz isteği; verilen cezanın usule aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, sanık ... hakkında eksik ceza tayin edildiğine, re'sen nazara alınacak hususlarla usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay; sanık ...'ın, müşteki ...'ı, sanık ...'nin kullandığı arabaya zorla bindirdiği ve araçla hareket ettikten sonra müştekiyi araç içerisinde darp ettiği, sanıkların bu suretle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

A.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebirle işlenmesi nedeniyle doğrudan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerekirken, hükümde önce aynı maddenin birinci fıkrasının, sonra ise ikinci fıkrasının kademeli olarak uygulanması sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Dava dosyası içeriği, müşteki anlatımları, müşteki anlatımlarını doğrulayan adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, tanık beyanı, sanık savunmaları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, verilen cezanın usule aykırı olduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Oluş şekli, dosya kapsamı ve kabule göre, müşterek fail olan sanık ...' nin eyleminin, 5237 sayılı Kanun' un 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında nitelendirilerek ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.