HÜKÜMLER: 1)Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2015/219 Esas, 2018/824 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
2)Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2019/4589 Esas, 2021/225 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.03.2015 tarihli ve 2015/2889-19 Soruşturma, 2015/1236 Esas, 2015/1116 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2015/219 Esas, 2018/824 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan beraat kararı verilmiştir.
3.Katılan ... ve katılan Hazine vekillerinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/4589 Esas, 2021/225 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına ve sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 333 tam gün karşılığı 9.990 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın hakkında tefecilik suçundan açılan başka bir dava nedeniyle 3 ay tutuklu kaldığı daha sonra beraatine karar verilmesi nedeniyle bu dosyada sanık hakkında yapılan kolluk araştırmasında tefecilik yaptığı hususunda bilgi alınmasının olağan olduğu, katılanın sanık ile akrabalık ilişkisi bulunmadığı karara esas alınmış ise de sanık ve katılanın komşu oldukları, birlikte ailecek evde otururken fotoğrafları bulunduğu, katılanın sanığa sattığı evin değerinde satıldığı ve sanıktan aldığı borçlardan kurtulmak için tefecilik isnadında bulunduğu hususlarına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, katılana faiz karşılığı borç para verdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından atılı tefecilik suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın herhangi bir ticari ilişkisi ve akrabalık bağı bulunmayan katılan ...'e kazanç elde etmek maksadıyla aylık 4 bin TL faizle değişik tarihlerde borç para verdiği, katılanın borcu ödemekte zorlanması nedeniyle sanığın katılana ait mallara el koyduğu, satışı yapılan malların hala katılanın kullanımında olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, devrin gerçek bir satış yoluyla yapıldığına ilişkin sanığın savunmasına itibar edilmediği, sanığın üzerine atılı zincirleme tefecilik suçunun maddi ve manevi tüm unsurlarının gerçekleştiği kabul edilerek ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/4589 Esas, 2021/225 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.