SUÇLAR: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2014 ve 28.04.2014 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın, kredi kartlarını rızaya dayalı olarak alıp kullandığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararda yeterli gerekçe bulunmadığına, yeterli delil olmadan karar verildiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay; şüphelinin, kartlara takla attırmak bahanesi ile müştekilerin kredi kartlarını aldığı, müştekiler ..., ... ve...'nin kartlarını teslim alma amacı dışında kullandığı, müştekiler ..., ... ve ...'yi telefonla arayarak kendisini polis olarak tanıtıp paraların ... ve ...'nun kart hesaplarına yatırılmasını sağladığı, bu suretle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Katılanlara ait kredi kartı ekstreleri ve para çekme görüntüleri dosyadadır.
A.Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e karşı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden
Katılanlara ait kredi kartlarının değişik zamanlarda birden fazla kullanıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası gereği tayin olunan cezadan aynı Kanunun 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Oluşa ve dosya kapsamına göre; tanık beyanları, katılanların anlatımları, sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan anlatımları karşısında; sanığın, kredi kartlarının borçlarını ötelemek amacıyla takla attırmak için ele geçirdiği kredi kartlarını katılanların bilgisi ve rızası dışında kullanmak suretiyle menfaat temin ettiği anlaşılmakla; mahkemenin sübuta ve suç vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu yönünden hükümden sonra 02.12.2016 günlü, 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi gereğince anılan suçun uzlaşma kapsamına alınması karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdirinde zorunluluk bulunması nedeniyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
A.Sanık Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'e Karşı Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'e Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.