TCK'nın 157/1,62,52/2-4,53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın, Suriye’den gelen ve kiralık ev arayan katılana, kiralık ev bulduğunu, sahibini tanıdığını, kiraya verebileceğini söyleyip katılana kiralık olmayan bir evi gösterdiği ve kira kontratı düzenlediği, katılanın da sanığa inanıp 400 TL para verdiği, daha sonra da elektrik ve su aboneliklerini yapmak bahanesiyle 500 TL daha para aldığı ve ortadan kaybolduğunun iddia edildiği somut olayda, dosya kapsamında toplanan delillere göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Aynı suç işleme kararı kapsamında farklı gerekçelerle katılandan iki defa menfaat temin eden sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyeyn temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.