SUÇLAR: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Bozulmuşveya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/214 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalafet suçundan neticeten; beraatine karar verilmiştir.
2.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten; 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına ve gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine, Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti suçundan neticeten; 10 ay hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL adlî para cezasına ve doğrudan hükmedilen 40,00 TL adlî para cezasına karar verilmiştir.
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; 5607 sayılı Kanun hükümlerine göre sanık ...'ın cezalandırılması, sanık ... hakkındaki cezanın ise ertelenmemesi gerekirken usul ve kanuna aykırı karar verilmesine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş olmasına, sanığın adlî sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydının denetim süresinin dolmuş olması nedeniyle hükmün düştüğünün göz önüne alınmamasına, ele geçirilen ürünlerin sağlığa zararlı olduğuna dair bilirkişi incelenesi yapılmadan hüküm kurulmasına ilişkindir.
1.Kolluk kuvvetlerine gelen ihbarda suça konu yer tarif edilerek Avni isimli bir kişi tarafından kaçak içki imal edildiğinin belirtilmesi üzerine bahse konu iş yerinin önündeki ve açık olan kapısından bakıldığında masa üstünde bulunan kaçak içkiler görülerek Hâkimlikten usulüne uygun biçimde alınan arama kararına istinaden vergi kaydı sanık ...'a ait, arama esnasında sanık ...'ın hazır bulunduğu iş yerinde yapılan aramada; 126 şişe kaçak içki, paketler halinde toplam 86,4 kg kaçak çay ve 100 adet sahte bandrol ele geçirilmiş olup Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınan analiz ve muayene raporuna göre içkilerden alınan numunelerin bir kısmının gıda kodeksine uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
2.Sanık ... savunmasında; ele geçirilen eşyaları iş yerinde satışa sunduğunu, dükkanı fiilen kendisinin çalıştırdığını, diğer sanık olan kardeşi ...'ın memleketinde hayvancılıkla uğraştığını, dükkan ve kaçak eşya ile ilgisinin bulunmadığını, ürünlerin sağlığa zararlı olmadığını, sağlığa zararlı olduğunu bilse satmayacağını beyan etmiştir.
3.Sanık ... savunmasında; dükkanın ruhsatının kendi üzerine olduğunu, ancak dükkanla hiç ilgilenmediğini, memleketinde hayvancılıkla uğraştığını, kaçak eşyalarla ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
1.Suça konu iş yerinde ele geçirilen kaçak eşyaların sanık ...'a ait olmadığına ilişkin sanıkların istikrarlı beyanları, iş yerine ait vergi kaydının sanık ...'a ait ise de sanık ...'ın iş yerini fiilen kendisinin işlettiğini beyan etmesi ile sanık ...'ın bu hususu doğrulaması, arama esnasında sanık ...'ın iş yerinde görülmemesi karşısında sanık ...'ın savunmasının aksine mahkûmiyete yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafiin Sanık ... Hakkındaki 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
Sanık ...'ın işlettiği iş yerinde dışarıdan kaçak içkilerin görülmesi üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden Dairemizin yerleşik kararlarına göre ticari miktar ve mahiyette 126 şişe kaçak içki, 86,4 kg kaçak çay ve 100 adet sahte bandrol ele geçirilmesi, sanık ...'ın ele geçen eşyaları satışa sunduğunu ikrar etmesi nedenleriyle sanık ...'ın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereği suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin kanunî koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
2.Suça konu ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesi gereği teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
3.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29.12.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.04.2016 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/486 Esas, 2019/2635 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2016/447 Esas, 2018/710 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.12.2015, iddianame düzenleme tarihinin 10.08.2016 olduğu,
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması,
4.İddianamede sanığın, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası delâletiyle onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep edildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı tanınmaksızın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
5.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereği sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğine dair ihtaratın yapılmaması,
6.Suç konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Müdafiin sanık ... Hakkındaki Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
1.Suça konu alkollü içkilerin analiz sonuçlarına göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu veya bu konuda uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi yerine yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Suça konu ele geçirilen eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesi gereği teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
3.Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmüne dayanak oluşturan kanun maddesi ve fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/214 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ... Müdafiin Sanık ... Hakkındaki 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet ve Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/214 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.12.2023 tarihinde karar verildi.