Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten; 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; dosyadaki savunmasına göre verilen cezanın hakkaniyet ve hukuka aykırı olduğuna, eylemin suç olduğunu bilmediğine ilişkindir.

1.Rutin yol kontrolleri esnasında sanığın içinde bulunduğu nakil aracında önleme araması kararına istinaden yapılan aramada; 1000 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık savunmasında; sigaraları ucuz olduğu için aldığını, satacağını, suça konu aracı ise aile dostu olan malen sorumludan hastası olduğunu söyleyerek emaneten aldığını beyan etmiştir.

3.Malen sorumlu Mahkemede; aracını sanığa hastası olduğunu söylediğinden emaneten verdiğini, olayla ilgili bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi gereği malen sorumlunun suçtan haberi olmadığına ve suça konu aracı sanığa emaneten verdiğine dair aksi ispat edilemeyen beyanına istinaden iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu cihetle, bu gerekçeyle nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 1000 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın aşamalarda ele geçen kaçak sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmesi, 5237 sayılı Kanun'un "Kanunun bağlayıcılığı" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz." şeklindeki düzenleme gereği eylemin suç olduğunun bilinmediğine dair savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması nedenleriyle sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği ve anılan madde gereği suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın

hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;

2.Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delâletiyle beşinci, onuncu ve devam fıkraları yerine onsekizinci fıkrasının uygulanması,

3.Suça konu ele geçirilen kaçak 1000 karton sigaranın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesi gereği teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.

A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.12.2023 tarihinde karar verildi.