Esastan ret
Taraflar arasındaki davacı hakkında yapılan tespite dayalı olarak Kurumca faydalandırılan teşviklerin iptaline ve bordro ve belge istemine dair Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06.10.2017 tarihli sözleşme ile Yeşilhisar İlçesi ... İlkokulu, ... Ortaokulu, v Orta Okulu, ... Ortaokuluna ait yemek işini aldığını, bu işyerinin sigorta işyeri sicil numarasının 2 5621010110664380380595000 olduğunu, bir işletmenin birden fazla işyerinin bulunması halinde bu işyerlerinin ayrı iş yeri olduğu ve ayrı sicil numaraları ile işlem gördüğünün belli olduğunu, nitekim olayda bu durumun böyle olduğunu, ancak davalı Kurum denetmenleri ... sicil numaralı iş yerinde yaptıkları tespiti bununla ilgili olmayan merkez işyeri olan ... sicil numaralı iş yerinin işçileri imiş gibi değerlendirerek işlem yapmış ve 07.09.2018 tarih ve 88668450-206.08-E.11522200 sayılı yazı ile müvekkil şirketin teşviklerini iptal ettiğini, 05/09/2018 tarih 88668450/206.03/11389741 sayılı yazı ile prim belgeleri ile prim belgelerinden doğacak prim +gecikme zamlarını talep ettiğini, bu işlemler kanuna aykırı ve haksız olduğunu, SGK uygulamasında her iş yeri ayrı sicil numarası alır ve ayrı ayrı işlem gördüğünü, bu nedenle 25621010110664380380595000 numaralı iş yerinde çalışan işçiler ile ilgili işlemin ... sicil numaralı iş yeri ile ilişkilendirilip işlem yapılmasının yanlış olduğunu, bu nedenle işlemlerin iptali ile kesilen teşviklerin iadesini talep ettiğini, davalı Kurumun 07.09.2018 tarih ve 88668450-206.08-E.11522200 sayılı işlemi ile bu işleme itirazın reddedildiği 08.10.2018 tarihli kararın iptali yine davalı Kurumun 05.09.2018 tarih ve 11389741 sayılı işlemi ile bu işleme itirazın reddedildiği 08.10.2018 tarihli kararın iptali ile kesilen teşviklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davalı Kurum tarafından davacı şirketin 1074710 sicil numaralı iş yeri dosyası üzerinde denetim yapıldığı, 28.02.2018 tarih ve 201/EŞ/38 sayılı denetmen raporuna istinaden ... ve ...'ın iş yerinde sigortasız çalıştırıldığnın tespit edildiği, bu nedenle sigortasız çalıştırılan 2017/9-10-11 ve18/1 ayları için ek aylık prim ve hizmet belgesi istenildiği, işveren tarafından bu belgelerin sunulmaması nedeniyle 2017 ve 2018 yıllarına ait asgari ücret destekleri ile 2018/3. aya ilişkin teşvikin iptal edildiği, dosya kapsamının incelenmesinde ... ve ...'un Kurum müfettişine verdikleri beyanlarında davalı şirkete bağlı olarak Atatürk Okulunda çalıştıklarını beyan ettikleri, davacı iş yerinin bu okuldaki sicil numarasının 1066438 olduğu, Kurum müzekkere cevaplarından davacının hem 1063438 hemde 1074710 sicil nolu iş yerlerinden asgari ücret desteğinden yararlandığı anlaşılmış, dava konusu edilen işlemlerin 1074710 sicil numaralı iş yerlerinden yapıldığı, 1066438 nolu işyerinde çalışanlarla ilgili 1074710 sicil nolu iş yerinden işlem yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılarak, davanın kabulüne, davalı Kurumun; 07.09.2018 tarih ve 11522200 sayılı işlemi ile bu işleme ilişkin 08.10.2018 tarihli 2018/94 sayılı komisyon kararının iptaline, 05.09.2018 tarih ve 11389741 sayılı işlemi ile bu işleme ilişkin 08.10.2018 tarihli 2018/93 sayılı komisyon kararının iptaline, kesilen teşviklerin iadesine, dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek aksine verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İleri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek aksine verilen kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında yapılan tespit nedeniyle Kurumca teşviklerin iptali ve belge ve bordro istemine ilişkin yapılan işlemlerin yerinde olup olmadığı hususundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanun hükümleridir.
1.Eldeki davada, davalı Kurumca gelen ihbar gereğince, davacının iş yerinde sigortalı olduğu kabul edilen dava dışı ... ve ...'ın hakkında yapılan sigortalama işlemi nedeniyle, bu kişi hakkında fark prim tahakkuku ve çalışmaya ilişkin bordro ve belge istemi yanında, davacı hakkında teşvik ve desteklerin iptali işleminin iptali istendiği anlaşılmakta ise de Mahkemece sigortalının davaya dahil edilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalının çalışmalarının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların veya hak sahiplerinin de davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece ... Başkanlığı hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalının hak sahiplerinin davaya HMK 124 üncü madde uyarınca katılımının sağlanması (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan hak sahiplerinin gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2.Diğer taraftan, davacıya ait iş yerleri hakkında yapılan Kurum işlemlerinin tamamının netleştirilmesi bakımından öncelikle iş yerleri dosyası celbedilmeli, davacı şirketin ihaleli iş nedeniyle iş yerlerini açtırıp açtırmadığı, ihaleli iş var ise ihale şartnamelerinin celbi ile her bir iş yeri bakımından çalıştırılması gereken personel isim listesinin ihale makamlarında olup olmadığının sorulması da dahil olmak üzere, fiili çalışmanın varlığına işaret edilebilecek ve resen toplanabilecek tüm delillerin toplanması ile dava dışı sigortalıların davalı Kurum tespitinde olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulda çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı olup olmadığı hususunun tespit edilmesi, bu yönde ilkokulda görevli müdürün (ihaleli iş mevcut ise) işveren vekilinde olacağı hususu da dikkate alınmak suretiyle, ilkokulda sigortalıların çalışmalarını bilebilecek konumda olan tarafsız nitelikli öğretmen ve diğer çalışanların beyanlarının da alınması suretiyle bir inceleme yapılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.