Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli kararı ile sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli karşı görevsizlik kararı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12.01.2015 tarihli kararı ile Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

3. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında; başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği,kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Dava konusu olay,sanığın katılan ...'ın olay tarihinden önce kaybettiği nüfus cüzdanını ele geçirdiği, nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak ve katılan ...'e ait kimlik bilgilerini kullanarak katılan ...Ş.'den sahte kredi kartı çıkarttırdığı ve kartı teslim alarak sahte banka veya kredi kartı kabul üretme işlediği iddiasına ilişkindir.

2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 22.02.2011 tarihli ekspertiz raporunda; Denizbank A.Ş.'ye ait temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı teslim aşamasında kimlik tespit ve adres teyit tutanağında ''...'' adına atılı bulunan imzaların kaligrafik ve grafolojik açıdan sanık ...'ın eli mahsulü olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

3. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 03.05.2012 tarih,...4060 sayılı raporunda; Denizbank A.Ş.'ye ait ... adına düzenlenmiş temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı teslim aşamasında kimlik tespit ve adres teyit tutanağında ''...'' adına atılı bulunan imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı, ...'a ait mukayese imzaları ile yapılan karşılaştırılmasında sanık ...'ın eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varıldığı belirtilmiştir.

4. Vodafone A.Ş.'nin 21.02.2012 tarihli yazı cevabında;katılan ... Demir adına düzenlenen temel bankacılık sözleşmesinde ...'a ait olduğu belirtilen 0 544 *** 78 04 nolu GSM hattının sanık ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.

5. Katılan ... soruşturma aşamasında; suça konu katılan ...Ş'den 4603 ....2153 nolu sahte kredi kartı çıkartıldığını bu sahte kredi kartının kullanılması ve borcunun ödenmemesi nedeniyle hakkında Şişli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/171698 Takip sayılı dosyasında icra takibi başlatılması üzerine haberdar olduğunu beyan etmiş ve olay tarihinden önce cüzdanı ve içerisinde bulunan nüfus cüzdanını kaybettikten sonra kolluğa başvurduğuna dair 10.03.2008 tarihli şikayetçi beyanını içerir tutanağı soruşturma makamına sunmuştur.

6. Sanık savunmasında; katılan ...'ı tanımadığını, Çorlu'da kahvehane işlettiğini, katılan ... Çorlu Çarşı Şubesi'nden daha önce kredi kullandığını ancak kimseye kullanması için fotoğrafını vermediğini ve atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

A. Tebliğname Yönünden;

Hüküm fıkrasının ''D'' bendinde sanık hakkında sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan iddianame düzenlenmesi için Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği görülmekle tebliğnamedeki eleştiriye iştirak edilmemiştir.

B. Sanık müdafiinin temyiz talepleri yönünden;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; katılan ...'ın nüfus cüzdanını olay tarihinden önce 10.03.2008 tarihinde kaybettiği,bu nüfus cüzdanını ele geçiren sanığın bu belgeye kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle katılan ...Ş. Çorlu Şubesi'ne başvurarak temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kimlik tespit-adres tespit tutanağını imzalamak suretiyle adresine teslim edilmek üzere kredi kartı talebinde bulunduğu,üretilen sahte kredi kartının 16.09.2009 tarihinde bizzat sanığa teslim
edildiği, ardından suça konu sahte kredi kartının hesap ekstrelerinde de görüleceği üzere nakit avans çekim işlemi gerçekleştirilmek suretiyle kullanıldığı, katılan ...'ın kredi kartının kullanılmasından kaynaklanan borcun ödenmemesi ve Şişli 3. İcra Müdürlüğünün 2010/171698 takip sayılı dosyasında icra takibi başlatılması üzerine haberdar olduğu ve katılan bankaya müracaatta bulunduğu anlaşılan somut olayda;
Sanık her ne kadar atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de;bankaca yapılan araştırmada kredi kartı sözleşmesine ekli katılanın bilgilerini içerir nüfus cüzdanında sanığa ait fotoğrafın tespit edilmesi,temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı teslim aşamasında kimlik tespit ve adres teyit tutanağında ''...'' adına atılı bulunan imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı,...'a ait mukayese imzaları ile yapılan karşılaştırılmasında sanık ...'ın eli ürünü olduğuna dair birbirini doğrulayıp destekleyen 22.02.2011 tarihli ekspertiz raporu ve 03.05.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,temel bankacılık hizmetleri sözleşmesindeki irtibat cep telefonu numarasının sanığın adına kayıtlı olması karşısında;sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve sanığın başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme veya kabul etme suçunu işlediği anlaşıldığından sanık müdafiinin kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna dair temyiz itirazı reddedilerek kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Re'sen gözetilen sebepler yönünden;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''16.09.2009'' yerine ''08.10.2010'' olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde ''B'' ve ''C'' bentlerinde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.