Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/353 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi;hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
1.Sanık ve katılan ...'nın araç alım satım konusunda anlaştıkları, sanığın 100 TL kapora vererek 400 TL daha çekip getireceğini söyleyip aracı da alarak uzaklaştığı, sanığa ulaşamayan katılanın suç duyurusunda bulunduğu, sanığın yakalandığında araç alım satımı konusunda anlaştıklarını söyleyerek sözleşme ve senet imzaladıklarını beyan ettiği, sunduğu sözleşmedeki katılan ... ve oğlu ... adına atılı görünen imza ve tanık ... adına atılı imzanın aidiyetinin tespit edilemediği anlaşılmakla, sanığın bu şekilde özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; aracı olarak ... ile görüştüğünü, sözleşmeyi de ... ile imzaladığını beyan etmiştir.
3. Tanık ...; katılanlar ve sanığı tanıştırdığını ancak alım satım konusunda anlaşırken yanlarında olmadığını, sözleşme imzalayıp imzalamadıklarını bilmediğini, kendisinin imzası olmadığını beyan etmiştir.
4. 05.02.2015 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu sözleşme aslı üzerindeki sanık adına atılı imzanın sanığın eli ürünü olduğu, diğer imzaların kimin eli ürünü olduğu tespit edilememiştir.
5. Mahkemece, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılmakla hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2015/353 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.