Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 13/11/2004-29/04/2013 tarihleri arasında ... Devlet Hastanesinde Başhekim Sekreteri olarak çalıştığını, 950,00 TL net ücret ve ek olarak asgari geçim indirimi, yemek ücreti ile 150,00 TL yol ücretinin ödendiğini, ücretin bir kısmını bankadan bir kısmının elden ödendiğini, emeklilik nedeniyle iş akdinin sona erdiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, karşılıklarının da ödenmediğini, evli ve iki çocuk sahibi olup asgari geçim indirimi ücretlerinin ödenmediğini, çalıştığı dönemde çeşitli şirketlerde çalışıyor gösterildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davanın yüklenici firmalara yöneltilmesinin gerekli olduğunu, ücret v.s. ödemelerin yüklenici firmalar tarafından yapıldığını, her türlü hukuki hakların ve tazminatların teknik şartnamelere göre yüklenici firmalar tarafından yapılacağının belirlendiğini, özlük dosyalarının yüklenici firmalarda olduğunu, davacının yürürlükteki ... Mevzuatına göre kesin olarak emekliliğe hak kazanıp kazanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, emeklilik aylığı için bağlı bulunduğu Kuruma başvurduğuna ilişkin belgenin davalı işverene verildiği tarihin kıdem tazminatının faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 120'nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa'nın 14'üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksidin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut uyuşmazlıkta, işçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsis yapıldığına dair yazının işverene bildirildiği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden, kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, fesih tarihi olan 29/04/2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK'nIn geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde kıdem tazminatının faiz başlangıç tarihine ilişkin "29/04/2013" tarihinin çıkarılarak yerine "dava tarihi olan 24/09/2013" sözcüklerinin ve tarihinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.