Mahkumiyet

Sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istekleri, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanığın, eski duygusal arkadaşı olan 13 yaşındaki mağdur çocuğun okuluna giderek, mağdur çocuğu bıçakla tehdit edip kollarından tutarak okulun dışına çıkarttığı, bir süre konuştuktan sonra mağduru bıraktığı iddiasına ilişkindir.

2. Mağdur çocuk, aşamalardaki istikrarlı beyanlarında, özetle, okul bahçesine gelen eski erkek arkadaşı olan sanığın, kolundan tutarak kendisini dışarı çıkarttığını, korktuğu için gitmek zorunda kaldığını, bir süre konuştuktan sonra sanığın yanından ayrıldığını beyan etmiştir.

Temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesi yerine 119 uncu maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu, silahla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve çocuğa karşı gerçekleştirmesi karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri hususu dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.