Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve asli müdahil/davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, asli müdahil tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; duruşma talebinin değerden reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 125 ada 7 parsel ... taşınmazın kadastro sırasında ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edildiğini, bilahare kanun hükmü gereğince taşınmazın davalı ... Başkanlığına devredildiğini, dava konusu taşınmaza komşu 6 nolu parselin davacılara ait olduğunu, 6 nolu parselin üstünden geçen patika yolun kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 125 ada 7 parsel ... taşınmaz içerisinde bırakıldığını, çekişmeli taşınmazın 1972 yılından itibaren davacıların evlerinin önünde ev önü boşluk, patika yol ve bahçe olarak davacılar tarafından kullanıldığını, yaklaşık 45 yıldır davacıların nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulunduğunu, davacıların babasının çekişmeli taşınmaza karşılık daha büyük ve değerli olan taşınmazını köy tüzel kişiliğinin kullanımına bıraktığını, bu durumun köyde herkes tarafından bilinmesine karşın kadastro sırasında hem patika yolun hem de davacıların babası tarafından bu yola karşılık verilen taşınmazın bütün olarak 125 ada 7 parsel numarasıyla köy tüzel kişiliği adına tespit edildiğini, bunun yanında davalı Hazine adına çalılık vasfıyla tespit edilen Merkezköy Köyünde bulunan 102 ada 152 parsel ... taşınmaz ile orman vasfıyla Hazine adına tespit edilen 102 ada 1 parsel ... taşınmazın bir bölümünün de kadimden beri bir bütün olarak davacılar ve babaları tarafından kullanılmasına rağmen kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini, yapılan tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürerek 125 ada 7 parsel ... taşınmazın keşif sırasında gösterilecek olan bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılara ait 125 ada 6 parsel ... taşınmaza eklenmesine, 102 ada 152 parsel ile 102 ada 1 parsel ... taşınmazların keşif sırasında gösterilecek olan bölümünün tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 102 ada 152 parsel ile 102 ada 1 parsel ... taşınmazlar hakkındaki davadan feragat etmiştir.
Asli müdahil Orman İdaresi vekili, ... ili ... ilçesi Merkezköy Köyünde bulunan 102 ada 152 parsel ... taşınmazın kadastro sırasında çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, ne var ki taşınmazın, bitişiğindeki orman parselinin devamı niteliğinde olduğunu ve orman vasfı taşıdığını ileri sürerek 102 ada 152 parsel ... taşınmazın vasfının değiştirilerek orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili ve Orman İdaresi vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu 102 ada 152 parsel ile 102 ada 1 parsel ... taşınmazlara yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, 125 ada 7 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisinin krokisinde (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımlarına yönelik davanın zilyetlik olgusu ile dava dilekçesinde dayanılan iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine, 102 ada 152 parsel ... taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle asli müdahil tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davacılar vekili ve davalılar Hazine vekili, ... vekili ile asli müdahil/davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 125 ada 7 parsel ... taşınmazdaki (B) ve (C) bölümleri üzerinde davacı tarafın ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunduğunun ispatlanamamış olmasına göre bu taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, çekişmeli 102 ada 152 parsel ile 102 ada 1 parsel ... taşınmazlara yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine karşın maktu harç yerine nispi harca hükmedilmesinin ve çekişmeli taşınmazların dava konusu edilen kısımlarının harcı yatırılan toplam değerleri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, bunun yanında tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davalarda husumetin kural olarak tapu malikine yöneltilmesi gerektiğinden tapu maliki olmayan davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi ve kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun yargılama giderlerine yönelik kısmının kabulüne, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, asli müdahil tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş, ... bu karar davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanun'a uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.