HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/600 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalafet suçundan neticeten; beraatine karar verilmiştir.

2.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten; 1 yıl 8 ay hapis ve 60,00 TL adlî para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine ve gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran sanık ...'ın kolluk ifadesine, aracında sigara gizlenmesine izin vermiş olmasına göre suça yardım eden sıfatıyla cezalandırılması ve suçta kullanılan aracın müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Suça Sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri; katılan kurum lehine dilekçe yazım yerine vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasına, suça sürüklenen çocuğun kastının bulunmadığına, kaçak eşyanın miktarına göre beraat etmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamış olmasına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1.Irak'tan yurda giriş yapmak üzere Habur Gümrük sahasına gelen sanık ...'ın sevk ve idaresinde, suça sürüklenen çocuk ...'ın yolcusu olduğu minibüsün geçiş işlemleri esnasında suça sürüklenen çocuğun şüpheli hareketlerinden doğan şüphe üzerine yanına yaklaşıldığında araç içindeki gizlenmiş vaziyetteki kaçak sigaraları çıkardığı görülerek araçta yapılan detaylı aramada; ön kaputun altında, ön koltuk döşemesinin altında, yan döşemesinin altındaki doğal boşluklarda toplam 83 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık ... savunmasında; yolcu taşımacılığı yaptığını, geçimini şoförlükle sağladığını, sigaraların kendisine ait olmadığını, sigaraların araca taşınmasına ve saklanmasına yardım etmediğini, sigaralardan haberi olmadığını, Irak ülkesinde yolcu bekleme esnasında aracın kapılarının açık olduğunu, bu esnada içinde yolcu olarak suça sürüklenen çocuğun bulunduğunu, kendisinden habersiz biçimde sigaraları araca koyduğunu beyan etmiştir.

3.Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında; Irak ülkesinden aldığı sigaraları şoför olan diğer sanık yokken araca gizlediğini, bu sigaraları satacağını, diğer sanığa sigaralardan bahsetmediğini beyan etmiştir.

A. Sanık Hakkındaki Beraat Hükmü ile Araç Müsaderesine İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

1.Sanığın taşımacılık yaptığı minibüste yolcusu tarafından gizlenen sigaralardan haberi olmadığına yönelik savunmasının suça sürüklenen çocuk tarafından yapılan savunma ile aynı doğrultuda olması, 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere sanığın kolluk ifadesini Mahkeme huzurunda doğrulamaması, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden, uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Suçta kullanılan araçla ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de aracın müsaderesi ile ilgili bir karar verilmemesi karşısında araçla ilgili temyize konu bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından katılan Gümrük İdaresi vekilinin nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi reddedilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi'nin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 83 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda ele geçen kaçak sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmesi nedenleriyle katılan Gümrük İdaresi vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereği suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin kanunî koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık Hakkındaki Beraat Hükmü ile Araç Müsaderesine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/600 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/600 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.12.2023 tarihinde karar verildi.