Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2017 tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı tarafından ZMSS ile sigortalanan plakalı aracın seyir halinde iken, plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması nedeniyle meydana gelen zararlarından davalının sorumlu olduğunu, davalıya müracaat etmesine rağmen zararlarının karşılanmadığını belirterek, açılan belirsiz alacak davasında 900,00 TL geçici iş görmezlik, 100,00 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL sürekli sakatılık tazminatının başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonundan itibaren işleyecek avans faizi ile davalından tahsiline karar verilmesini istemiş; 19.09.2018 tarihli dilekçesiyle geçici iş göremezlik talebini 13.492,97 TL'ye, sürekli iş göremezlik talebini 72.587,91 TL'ye artırmıştır.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının müvekkilinin kusurunu kanıtlaması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, istiap haddinin aşıldığını, ayrıca davacıya rücuya tabi ödeme yapılmış ise indirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan maluliyet raporuna göre davacının %24 oranında maluliyetinin meydana geldiği ve 9 ay iş ve gücünden kaldığı, alınan kusur raporuna göre ise meydana gelen trafik kazasında davalı tarafından ZMSS ile sigortalı araç sürücüsünün %85 oranında, dava dışı diğer araç sürücüsünün ise %15 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişiden alınan rapora göre davalı ... şirketinin kusuruna isabet eden geçici iş göremezlik zararının 11.468,35 TL, sürekli iş görmezlik zararının 61.699,73 TL olduğu, davacının bakıcı giderine ilişkin talebinden feragat ettiği, geçici ve sürekli iş göremezlik talebini ise kusur durumu nazara alınmaksızın toplam tazminat miktarı üzerinden ıslah ettiği, bilirkişi tarafından geçici iş göremezlik zararı hesaplanmış ise de davalı sigortanın geçici iş göremezlik zararından sorumluluğunun olmadığı, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının tamamını müştereken ve müteselsilen davalıdan talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davacının bakıcı giderine ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, geçici iş görmezlik talebinin davalının sorumluluğu olmadığından reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin ise kabulü ile 72.587,91 TL'nin 11.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatından da davalının sorumlu olduğunu belirtmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın dava dışı araç sürücüsünün de kusurlu olması nedeniyle sigortasına ihbar edilmesi gerektiğini, dava dışı sigorta tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, istiap haddinin aşıldığını belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, üçüncü kişilerin zararlarından sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanması, kanun ile belirlenen sigortanın sorumluluk sınırlarının ikincil norm olan Genel Şartlar ile daraltılamaması nedeniyle, davacının geçici iş göremezlik zararı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davalının geçici iş göremezlik zararlarından davalının sorumlu olmadığından bahisle davacının talebinin bu yönden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı ... şirketi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalının diğer araç sürücüsüne ihbarına ilişkin talebi bulunmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre davacının bakıcı giderine yönelik tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının sürekli iş göremezliğe ve geçici iş göremezliğe yönelik tazminat talebinin kabulü ile 72.587,91 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 13.492,50 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere 86.080,41 TL maddi tazminatın 11.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı aracın sigortasına davanın ihbar edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, istiap haddinin aşıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,88,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı taraf, davacının istiap haddini aşar biçimde binek araçta şoför ile birlikte 9 kişi seyahat ederek zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikinci mevzuat çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.

Somut olayda; araç tescil belgesine göre davalıya sigortalı aracın azami yolcu kapasitesinin sürücü dahil 5 kişi olduğu, kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının yolculuk yaptığı aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 5 kişi olmasına rağmen araçta 9 kişi bulunduğu, istiap haddinin aşılma miktarının 4 kişi olduğu hususu trafik kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanaklar ile sabittir. Sürücü, binek araçta 4 çocuk ve kendisi ile birlikte 5 kişi olmak üzere toplam 9 kişi bulunduğu sırada kazanın gerçekleştiğini doğrulamaktadır. Bu hali ile meydana gelen olayda istiap haddinin aşıldığının kabulü gerekmektedir.

Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.