SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık ...'ın 12.10.2021 tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin olduğu bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile:

1. Sanıklar hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

2. Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 28 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

Sanık ...'in temyiz isteğinin; şikayetçi polis memurlarının verdiği beyanların doğru olmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle usul ve yasaya aykırı olan hükümlerin bozulması gerektiğine yöneliktir.

Şikayetçiler ve katılanların ilçe emniyet müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptıkları, olay günü sanık ...'in oturduğu eve kurşun sıkıldığı, şikayetçi polis memurlarından ikisinin olay yerine intikal ettiği, sanık ...'in şikayetçilere "S... gidin lan, anasını s... polisleri, sizi kimi çağırdı, düğün var lan burada, size ne kim sıktıysa, defolun gidin, benim evimi kurşunlayan adamı bulun." diyerek şikayetçi ... K.'nın yakasına yapıştığı, şikayetçilere saldırdığı, bu sanığın olay yerine sonradan gelen şikayetçi ve katılan polis memurlarına da sinkaflı sözler söylediği, ardından sanık ... ile birlikte araçla olay yerinden ayrıldığı, talimat üzerine şikayetçi ve katılanların sanıkların aracını takip ederek durdurdukları, burada sanıkların "Bizi alamazsınız a... koyduğumun çocuklar." şeklinde hakarette bulunup fiilen direndikleri, bir kısım şikayetçilerin basit tıbbi müdahele ile giderilir şekilde yaralandıkları, eylemlerinin sanıkların savunmaları, katılanlar ve şikayetçilerin beyanları, tutanaklar, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın 12.10.2021 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın savunması, katılanlar ve şikayetçilerin beyanları, tutanaklar, doktor raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğu hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp sanığın temyiz isteği ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında her iki suçtan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanırken mağdur sayısı dikkate alınıp artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde belirlenen ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım, 62 nci maddesi uyarınca ise indirim yapılırken hesap hatası neticesinde, sonuç ceza 8 ay 10 gün yerine 6 ay 28 gün olarak eksik belirlenmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.