SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık ... hakkında mağdur ...' ya yönelik mala zarar verme suçundan, neticeten hükmolunan 3.000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktar itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında kasten yaralama ve sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması için kamu davaları açılmıştır.
2. Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
1. Sanıkların temyiz istemleri, suçu işlemediklerine yöneliktir.
2. Sanıklar müdafinin temyiz istemi, olayın oluş şekli ve tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığına, mağdurun herhangi bir cebire maruz kalmadığına ve gönüllü vazgeçme hükümleri değerlendirilerek sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
1. Dava konusu olay, sanıklardan ...'ın kızı, ...'in ise yeğeni olan ...'nin müşteki İmdat'ın ağabeyi olan Hasan Hüseyin ile kaçtığı, bu olaydan dolayı sanıkların hayvan otlatmak üzere Samözü mevkinde bulunan müştekinin yanına gittikleri, müşteki İmdat'a babasının nerede olduğunu sordukları akabinde müştekiyi ellerinde bulundurdukları sopa ve muşta ile darp ederek kendi araçlarına zorla bindirdikleri, müştekiyi önce ... Köyüne oradan da Emirdağ ilçesine götürdükleri ancak haklarında ihbar olduğunu öğrenmeleri üzerine müştekiyi Çifteler Emniyet Müdürlüğüne teslim ettikleri, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birlikteliği altında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Tanık sıfatıyla aşamalarda bilgi ve görgüsüne başvurulan ... beyanlarında, kendisinin de o sırada hayvan otlatmakta olduğunu, sanıkların müştekiyi zorla araçlarına bindirdiklerini gördüğünü ifade etmiştir.
A. Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanık ... hakkında Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/165 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri gereğince hatalı olarak bir kat yerine 1/2 oranında arttırım yapıldığı ve 62 inci madde tatbik edilmek suretiyle sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası belirlendiği, cezanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu' nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olarak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının da münhasıran sonuç ceza itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tatbik edilmemesi gerektiğine yönelik olarak hükme itiraz ettiği anlaşılmış ise de itiraz kanun yolunda kazanılmış hak söz konusu olamayacağından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamı, müştekinin aşamalardaki beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiklerine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların suçu işlemediklerine, sanıklar müdafinin ise olayın oluş şekli ve tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığına, mağdurun herhangi bir cebire maruz kalmadığına ve gönüllü vazgeçme hükümleri değerlendirilerek sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.
A. Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık ...'in temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli kararında sanıklar ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.