Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında haksız tahrik indiriminin daha fazla yapılması gerektiğine ilişkindir.
Mardin/Nusaybin 70'nci Mknz. P. Tug. K.lığı emrinde askerlik görevini yapmakta olan sanık P. Er ...'e ait cep telefonunun, 24.07.2012 tarihinde içindeki sım kartıyla birlikte dolabından gizlice alındığı, sanığın bir süre sım karta ait numarasını çaldırarak telefonunu aradığı, son olarak 02.08.2012 tarihinde sım karta ait numarasını başka bir telefondan çaldırdığında o esnada yatağında yatmakta olan P. Çvş. ...'in yatağının altından titreşim sesi geldiğini fark ettiği, daha sonra tekrar çaldırdığında yine aynı şahsın yastığının altından titreşim sesi geldiğini duyduğu, bunun üzerine sanığın, P. Çvş. ...'i uyandırarak kendisine neden cep telefonunu çaldığını
sorduğunu buna karşın sanık P. Çvş. ...'in seninle mi uğraşacağım dediği bunun üzerine tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında P. Çvş. ...'in, sanığı iteklediği, aynı şekilde sanığın da ...'in yüzüne kafasıyla vurduğu, sonrasında tarafların kendiliğinden sakinleştiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91/2 maddesinin az vahim hal cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında özetle; kendisini savunmak için vurduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
... adına Nusaybin Devlet Hastanesince düzenlenen raporda; nazal dorsalde 1. cm lik laserasyon, sempum ortada her iki nazal bölgede koagulum, nazal grafide nazal kemiklerde fraktür tespitleri yapılarak basit tibbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
Tanıklar ...'ın ifadeleri dava dosyasında mevcuttur.
Sanık hakkındaki hükmün açıklanması için ihbarda bulunan Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/388 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosyada mevcuttur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın, (Kapatılan) 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2013/1336 Esas, 2015/316 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, açıklanan hükmün kaldırılarak, sanığın üstü konumunda olan ...'in yüzüne kafa atmak suretiyle gerçekleşen suça konu eylemi sabit görülmekle birlikte ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği gerekçesiyle, cezasından asgari oranda indirim yapılmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Tetkik edilen dosya kapsamına göre;
1.Asta müessir fiil ve arkadaşının bir şeyini çalmak suçlarından temyiz kapsamı dışında kalan sanık ...’in sanığın telefonunu çalması, hattını kullanıp yakınlarını rahatsız etmesi ve bu durumun tespiti üzerine neden telefonumu çaldın diye soran sanığa hakaret ederek elleriyle iteklediği göz önüne alındığında, olayın çıkış sebebi tam olarak belirlenemediğinden bahisle sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanırken asgari hadden uygulama yapılması gerektiği şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile sanığın aleyhine olacak şekilde ¼ oranında haksız tahrik indiriminin uygulanması sureti ile hüküm kurulması,
2.Hükümden önce 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet
ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2019/194 Esas, 2021/2053 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.