Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili; davalı ... şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının ağır yaralandığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğunu, davacının iş ve güçten yoksun kaldığından ve çalışamamasından dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 38.756,86 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının olduğunu, sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, bu nedenle talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, gerçek zararın mahkeme tarafından yapılacak inceleme ile belirlenebileceğini, müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvurulmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edilemeyeceğini, sigortalının kusur durumu ile gerçek zararın tespitini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile; 38.756,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 02/06/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 01/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.