B O Z M A Ü Z E R İ N E

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Kısmen kabul

Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk ve infaz nedeniyle 51.140 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 16.015,08 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.05.2019 tarih, 2019/249 Esas, 2019/6001 Karar sayılı ilamıyla: "Davacının tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 5 yıllık denetim süresinin dolduğu gözetilerek sonucunun araştırılması ile karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile
16.015,08 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2021 tarih, 2020/4192 Esas, 2021/8956 Karar sayılı ilamıyla: "davacı hakkında 31/10/2011 - 22/08/2013 tarihleri arasındaki tutukluğa ilişkin düzenlenen yakalama, olay, tutuklama ve tahliye müzekkereleri, sorgu zaptının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması, davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmemesi, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabul ve uygulamaya göre de; davacının mahkum olduğu1 yıl 8 aydan fazla haksız tutuklu kaldığı süre için, tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve fazla manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 1.580,57 TL maddi ve 2.500 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; cezaevi giderlerinin ve avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, maddi tazminat miktarının eksik hesapladığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna tazminat şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/299 Esas 2013/410 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı ...'ın üzerine atılı "Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçu nedeniyle 02.05.2006-04.05.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tahliye olduktan sonra 31.10.2011 tarihinde yeniden tutuklandığı ve 22.08.2013 tarihinde tekrar tahliye edildiği, davacı hakkında Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/299 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, 14.11.2013 tarih ve 2013/299 Esas 2013/410 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 109/2, 109/3-b, 29,62. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231. maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, bahse konu kararın itiraz edilmeden 22.11.2013 tarihinde kesinleştiği, Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ek kararı ile davacının deneme süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine dair herhangi bir mahkemeden ihbar ya da bildirim gelmediğinden açıklanmasının geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmasına ve kamu davasının düşmesine karar verildiği, davacının toplamda 1 yıl 9 ay 24 gün tutuklu kaldığı, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı akabinde denetim süresi sonunda davanın düşmesine karar verilmiş ise de mahkemece neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinden davacının mahkum olduğu 1 yıl 8 aydan fazla haksız tutuklu kaldığı 1 ay 24 gün süre için davacının maddi tazminata hak kazandığı belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.