Esastan ret

Taraflar arasındaki asıl davada endüstriyel tasarımın haklarına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat ile karşı davadaki endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına tescilli 2013/04084 - 7 ve 12 no.lu, 2013/03379 - 4 ve 5 no.lu, 2010/06174 - 1,2,3 ve 4 no.lu tasarımlara davalı tarafın tecavüzününde haksız rekabetinin önlenmesi ile maddi ve manevi zararının tespiti ve tazmini talebiyle huzurdaki davanın açıldığını, dava değerinin (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla) 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 10.000,00 TL olduğunu, davacı şirketin Ar-Ge ve tasarıma yatırım yapmakta olan mobilya sektörünün büyük firmalarından biri olduğunu, davalı ...’nun (Saloon Mobilya) gerek kendi tasarımlarını kopyalamak, gerekse üründen faydalanmak adına haksız rekabet hükümlerine ve tasarım hukukuna aykırı ticari davranışlarda bulunduğunu, davalı tarafın davacının tescilli tasarımlarıyla karıştırılmaya yol açacak derecede aynı veya benzer ürünler üretip satmakta olduğunu, kataloglarında davacı adına tescilli modellerin pek çoğunun bulunduğunu, bu hususların Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/22 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, 2013/22 D.İş sayılı dosyada, 30.12.2013 tarihli ek kararda, 20.000,00 TL karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, 20.000,00 TL teminat bedelinin mahkemeye depo edildiğini, davalının davacı adına tescilli modelleri taklit edip çoğaltmasının haksız rekabet olduğunu, bunun için söz konusu modellerin Endüstriyel Tasarım olarak tescilli olması dahi aranmayıp 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında tescilsiz modellerin dahi korunduğunu, davalının sektör lideri olan firmaları bilmemesine imkân olmadığını, fiili olayda kötü niyetli davrandığını, ayırtedici niteliğin değerlendirilmesinde birbirleriyle kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verildiğini, tasarımcının tasarımını geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, davacı tarafın bu tecavüzler dolayısıyla maddi ve manevi zarara uğradığını, uğranılan zararın 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerine dayanarak tazmin edilmesi gerektiğini, davacıya göre, Marka/Patent/Tasarım hukukundan kaynaklanan tazminat davalarında özellikle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karşı tarafın markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanç hesaplanırken, sadece vergi levhasındaki kâr/zarar beyanına dayanılarak rapor oluşturulması ve akabinde karar verilmesinin kanunun ruhuna ve tanımına aykırı olduğunu; zira kanun metninde, “karşı tarafın markayı/tasarımı/patenti kullanırken vergi dairesine beyan ettiği kar” denilmediğini, "markayı/tasarımı/patenti kullanma yoluyla elde ettiği kazanç “ denildiğini, bu iki kavramın farklı olduğunu, 13.01.2014 tarihli tensip tutanağında davacının tedbir isteminin kısmen kabulü ile 2010/06174 ve 2013/04084 tescil numaralı tasarımlara tecavüz teşkil eder nitelikteki “TUANA ” ve “TRİO ” ibareli davalıya ait ürünlerin toplatılmasına ve bu ürünleri üretiminin durdurulmasına, katalog ve broşür gibi tanıtıcı reklam ürünlerinde ve internette yeralan “TUANA” ve “TRİO” ibareli görsellerin kaldırılmasına, kendi adına tescilli 2013/04084-7 ve 12 no.lu, 2013/03379-4 ve 5 no.lu, 2010/06174-1,2,3 ve 4 no.lu tasarımlara davalı tarafın tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine, maddi ve manevi zararının tespit ve tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2013/04084- 7 ve 12 no.lu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını, dolayısıyla onun “TUANA” ve “TRİO” ibareli ürünlerine ilişkin tasarım haklarına tecavüz oluşmadığını, aynı şekilde, 2010/06174 - 3 no.lu tasarımın da yeni olmadığını, piyasada daha önceden beri kullanılmakta olduğunu, her ne kadar davacı 2010/06174 - 1,2,3 ve 4 no.lu tasarımlarına da tecavüz edildiği iddiasında bulunmuş ise de, 3 no.lu tasarım dışındakilerin kullanımıyla bir ilgilerinin bulunmadığını, bilirkişi incelemesinde bunun dikkate alınmasını, 2013/03379 - 4 ve 5 no.lu koltuk tasarımlarını ise sadece katalogda kullandıklarını, üründen bir takım dahi satmadıklarını, bu sebeple davacının maddi tazminata hak kazanamayacağını, 2013/22 D. İş sayılı dosyadaki delil tespiti raporuna itiraz ettiklerini, itiraz edilen delil tespiti raporunun hükme esas alınamayacağını, re'sen yapılacak araştırmanın neticesine göre, karşı davalarının kabulünü ve davacı şirket adına tescilli 2013 04084 - 7 ve 12 no.lu tasarımlar ile 2010 06174 - 3 no.lu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı şirket olarak kendi kullanımlarının davacı şirketin tescilli tasarım haklarından doğan haklarına tecavüz teşkil etmediğinin, davacının esasen bu haklara sahip olmadığının tespitine, tecavüzün men’ine, refine ve gerek maddi gerekse manevi tazminata yer olmadığına, davalı-karşı davacı şirket olarak her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, karşı-davacı olarak, 2013 04084/7. ve 12. sıra ile 2010 06171/3. sıra no.lu tasarımların hükümsüzlüğünü talep ettiğini, oysa marka, patent ve endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü taleplerinin, hükümsüzlüğü talep edilen birden fazla tescilin sahibi aynı olsa da ayrı davalara konu olması gerektiğini, ayrıca davalı/karşı davacının hükümsüzlük iddia ettiği tasarımlar için iddiasını destekleyecek kanıtlar sunması gerektiğini, halbuki davalı-karşı davacının ispat yükümlülüğünü sayın Mahkemeye ve sayın bilirkişilere yüklediğini, bilirkişilerin bir tarafın yerine geçip delil toplaması ve delil araştırması yapmasının etik olmadığı gibi hukuka aykırı olduğunu ve Anayasa'da açıklanan angarya yasağının ihlali olduğunu, hükümsüzlük talebi için dosyaya sunulan tek delilinin 2013 04084/7. ve 12. sıra no.lu koltuk tasarımlarına ait olduğu iddia edilen ve üçüncü kişi konumundaki bir firmadan elde edildiği söylenen fotoğraf olduğunu, bu fotoğrafın hangi tarihte elde edildiğinin kesin delili olmadığından delil olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen asıl davacı tasarımlarının, başvuru tarihinden önce kamuya arz edildiğinin, yenilik ve ayırtediliğinin bulunmadığının ispatlanmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl davada, davalı karşı davacı tasarımlarının davacı karşı davalı tasarımlarından doğan hakka tecavüz ettiği, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu gerekçeleriyle, tasarımdan doğan hakka tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, maddi zarar hesaplanamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre, asıl davada talep edilen maddi ve manevi zarar miktarlarının yerinde olduğuna, www.salonevmobilyasi.com alan adlı internet sitesinin erişime kapatılması talep edilmiş ise de, internet sitesinde davaya konu ürünlerin sergilenmediği ve tanıtılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalının davacıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) nezdinde tescilli 2013/04084 sayılı çoklu tasarım belgesi 7 ve 12 numaralı tasarımlar, 2013/03379 sayılı çoklu tasarım belgesi 4 ve 5 no.lu tasarımlar, 2010/06174 sayılı çoklu tasarım belgesi, 1,2,3 ve 4 no.lu tasarımların birebir benzerlerini üretip satışa sunmak, kataloglarında yer vermek suretiyle, davacının tescilli tasarımlarından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin, haksız rekabette bulunduğunun tespitine ve önlenmesine, davalıya ait katalogda TUANA ibaresi ile koltuk, LOTUS ibaresi ile koltuk takımı TRİO ÜNİTE ibaresi ile TV ünitesi, olarak adlandırılan ürünlerinin toplatılmasına, ürünlere ve ürünlerin yer aldığı kataloglara broşürlere el konulmasına karar kesinleştiğinde imhasına, davalının www.salonevmobilyası. com alan adlı internet sitesinin erişemin kapatılması talebinin reddine, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 15.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ispatlanamayan karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece TÜRK PATENT nezdinde herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, TÜRK PATENT nezdinde yapılacak basit bir araştırma ile davacı adına TÜRK PATENT nezdinde 2013/03379 sayılı çoklu tasarım belgesinde 4 ve 5 numaralı tasarımların bulunmadığının kolaylıkla tespit edilebileceğini, 2013/03379 sayılı çoklu tasarım belgesinde 4 ve 5 numaralı tasarımlar açısından red kararı verilmesi gerekirken hüküm kurulmuş olmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacı karşı davalı tarafın tasarımlarının tescil tarihinden önce dava dışı üçüncü şirketler tarafından fuarlarda sergilendiği ve satışa sunulduğuna ilişkin fotoğrafların ve diğer tüm delillerin dikkate alınmadan karar verildiğini, tasarımın tescili için aranan yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin ne olduğu tartışılmadan ve bunların dava konusu ürünler açısından karşılaştırılması yapılmadan karar verildiğini, benzerlik araştırılması yapılırken incelenmesi gereken kriterler ele alınmaksızın rapor hazırlandığını, söz konusu kök raporun ve yine kök rapor ile aynı doğrultuda ek raporun hazırlandığını, eksik ve hatalı incelemenin ürünü olan ek raporun dikkate alınarak verilen kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu, gerek bilirkişi heyeti gerekse Mahkemenin, teknik zorunluluk sebebi ile mevcut olması gereken kısımlar ile nelerin ayırt edici nitelikte olduğu açısından herhangi bir değerlendirmede bulunmadığını, davacı tarafın tasarımlarının tamamının bilinen çekyat formundaki koltuklar, berjerler ve TV ünitelerinden ibaret olduğunu, bu bağlamda davacı tarafın tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmadığını, davacı karşı davalı ürünlerinin, tescilden önce kamuya arz edilen ürünler olduğunu, dolayısıyla ortada bir zarar da bulunmadığını, aksi yönde karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, zarar iddialarının ispatlanamadığını, maddi ve manevi zarara hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-karşı davacı vekilinin, davacı karşı davalıya ait tasarımların, başvuru tarihinden önce kamuya arz edildiğine ilişkin iddiasını yeterli bilgi, belge ve delil ile ispatlayamadığı, bu kapsamda, mevcut delil durumuna ve denetime elverişli 26.11.2015 tarihli bilirkişi raporu ile 21.12.2016 tarihli ek rapora göre; davacı tasarımlarının yenilik ve ayırtedicilik unsurlarını içerdiği, davacı karşı davalı tarafın 2013/04084 sayılı çoklu tasarım belgesi 12 no.lu tasarımı ile davalı karşı davacıya ait ''TUANA'' kodlu koltuk ürününün ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, aynı gövde, kolçak ve minder yapısı ile 2013/04084-7 no.lu tasarımdaki tekli koltuğunda benzer olduğu ve aynı takımın bir parçası olarak algılandığı, davacı karşı davalı adına tescilli 2013/03379-4 ve 5 no.lu tasarım tescil belgesi ile davalıya ait ''LOTUS'' kodlu koltuk takımının da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacı karşı davalıya ait 2010/06174-1,2,3 ve 4 no.lu tasarımlar ile davalı karşı davacıya ait katalogda ''TRIO ÜNİTE'' ibaresi ile yer alan TV ünitesindeki parçaların aynı modüler yapıda olduğu, özellikle 2010/6174-3 no.lu tasarımdaki modüler yapının birebir aynısı olduğu, davalı karşı davacının İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2013/22 D.İş sayılı dosyasında, adresinde yapılan keşif sırasında tespiti yapılan ürünlerin dosya kapsamına alınan kataloglarında tanıtımını yaptığı "TUANA", "LOTUS" ibareli koltuk takımları ile "TRIO ÜNİTE" ibareli TV ünitesinin, davacı karşı davalının tescilli tasarımlarından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespit edilmesine göre, Mahkemece asıl dava ve karşı davada verilen kararların isabetli olduğu, diğer yandan, maddi zararın hesaplanamadığından 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca Mahkemece takdir edilen maddi tazminat miktarında ve davalı karşı davacı eylemleri sebebiyle manevi zarara hükmedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, asıl dava, davacı karşı davalı adına tescilli tasarımlardan doğan haklara vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, maddi (yoksun kalınan kazanç) ve manevi tazminat, karşı dava ise; davacı karşı davalı adına tescilli 2013 04084/7 ve 12 no.lu endüstriyel tasarımları ile 2010 06174/3 no.lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri, 554 sayılı KHK'nın 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.