Mahkûmiyet, hapis cezasının ertelenmesi, kaçak sigaraların müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri; ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığına, ticari amacının olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde 01 CMM 98 plaka sayılı aracın polisleri görünce kaçmaya başlaması üzerine yapılan takip sonucu suça sürüklenen çocuğun yakalandığı, suça sürüklenen çocuğa ait olduğu anlaşılan toplam 648 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olduğu, hakkında sosyal inceleme raporunun düzenlendiği, Adana Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.10.2013 tarihli raporuna göre suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek düzeyde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 43.448,37 TL ve normal değerde olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda ele geçen 648 karton gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında suça konu sigaraları satmak için satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılmış olması karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un sanığın lehine olduğunun anlaşılması ve eyleme tatbik edilmesine rağmen, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hükümde 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuğun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 1 numaralı paragrafın hükümden çıkartılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.