Esastan Ret
Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı vekili asıl dava dosyasının 13.01.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; 27.05.2009 tarihinde Salihli Hasalan köyünde davalılardan ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti ye ait işyerinde davalı ... Seracılık İnşaat Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. işçisi olarak sera kurulum işinin gerçekleştirilmesi esnasında elektrik akımına kapılarak 4,5 metre yükseklikten düşmesi ile müvekkilinin sol ayak serçe parmağının koptuğunu ve vücudunda elektrik çarpmasına bağlı yanıklar oluştuğunu, elektrik akımının karnından geçmekle karaciğerinin büyük oranda zarar gördüğünü, 28.04.2011 tarihinde de ... Seracılık Şirketine ait atölyede sera kelepçe malzemesi basımında tepe kelepçesi yaparken çalıştığı pres makinesindeki yayın kopması sonucu aşağı düşen pres başının müvekkilin sağ el işaret ve orta parmağını koparması neticesinde uzuv kaybına uğrayacak şekilde yaralandığını beyanla her iki iş kazası için toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın ilk kaza tarihi olan 27.05.2009 tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 28.06.2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100.483,30 TL'ye artırmıştır.
3. Davacı vekili birleşen dava dosyasının 27.05.2019 tarihli dilekçesinde özetle; her iki iş kazası nedeniyle müvekkilinin duyduğu manevi kayıp gözetilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
4. Davacı vekili talep açıklamaya dair verilen ara karar gereğince 04.12.2021 tarihli dilekçesiyle; asıl davadaki 100.483,30 TL'lik maddi tazminat istem nedeniyle bu istemin 24.954,81 TL'sinin 27.05.2009 tarihli ilk iş kazası nedeniyle, 75.528,49 TL'sinin ise 28.04.2011 tarihli ikinci kaza nedeniyle hüküm altına alınmasını, 28.04.2011 tarihli kazaya ilişkin 24.07.2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporu ile müvekkilin maddi zararının 159.439,11 TL olduğu tespit edilmiş olup aktüerya bilirkişi raporu ile fazladan tespit edilen 83.910,62 TL lik maddi zarara ilişkin haklarının saklı tutulmasını, birleşen davada manevi tazminat istemiyle ilgili 100.000 TL’nin 25.000 TL’sinin 27.05.2009 tarihli ilk iş kazası nedeniyle, 75.000 TL’sinin ise 28.04.2011 tarihli ikinci kaza nedeniyle hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
1.Davalı ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait tüm şubelerin SGK kayıtlarının tetkikinde hiçbir zaman davacı ... isimli bir çalışanlarının olmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Seracılık İnşaat Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı süresinin geçtiğinden zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili nezdinde fazla mesaiye kalmadığını, resmi tatillerde ve milli bayramlarda çalışmasının olmadığını, istisnai olarak böyle bir çalışma olsa dahi karşılığının her zaman ödendiğini, aylık maaşlarının da davacıya düzenli olarak ödendiğini davacının çalıştığı dönem boyunca iki kere kaza geçirdiğini, geçirdiği ilk kaza neticesinde kendisine oluşan bütün mali kayıplarının ödendiğini, bu kazaya dair hiçbir alacağı kalmadığını, iyileştikten sonra işyerinde çalışmaya devam ettiğini, kendi kusuru nedeniyle bir kazaya daha uğradığını, daha sonra iki ay istirahat ettiğini, istirahati süresince maaşının tam ödendiğini ve işe geri döndüğünü, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, iş kazalarında Yargıtay, işverenin kusuru olmaksızın diğer deyişle tüm iş güvenliği önlemlerini almış olmasına karşı işçinin kusurlu davranışı ile birlikte kaçınılmaz olayların etkisiyle oluşmuşsa işçinin müterafık kusuru oranında tazminattan indirim yapmakla beraber BK 43'e göre kaçınılmazlığın olaydaki payıyla beraber hakkaniyet gereği indirim yaparak geriye kalan zararı işverenden tazmin ettiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
1.İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarih ve 2014/16 E. - 2017/1028 K. sayılı ilk ilamında özetle; asıl dava ile ilgili; davalı ... Gıda A.Ş. Yönünden açılan davanın bu davalının iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle bu davalı yönünden davanın reddine, Davalı ... Seracılık İnşaat Ticaret Ltd. Şti. Yönünden açılan iş kazasına dayalı maddi tazminat davasının kabulü ile 100.483,30 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararının davacı vekiline 07.08.2017 tarihinde, davalı ... Seracılık Şirketi vekiline 04.08.2017 tarihinde, davalı ... Gıda şirketine 13.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 05.09.2017 tarihinde, davalı ... Seracılık Şirketi vekilinin 14.08.2017 tarihinde ve davalı ... Gıda Şirketi vekilinin 21.09.2017 tarihinde dosyaya sunulan dilekçeler ile istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarih ve 2017/2875 E.- 2018/486 K. sayılı kararında; somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranı Sosyal Güvenlik Kurumu sürekli iş göremezlik derecesi tespit kurulu raporuna göre ilk iş kazasında %2,2, ikincisinde %9,2 ve toplamda %11,19 olarak olarak belirlendiği; ancak Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmaksızın dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği ve Kurulun oranı ilk kazada %1, ikinci kazada %21 ve toplamda %21,8 olarak belirlediği ve bu oran esas alınarak hüküm kurulduğu, dosyadaki belgelere göre sürekli iş göremezlik oranına ilişkin çelişki bulunması ve Sosyal Güvenlik Kurumunun bu konudaki prosedürü tamamlanmadığı gibi davalı tarafından bu çelişkiye de atıfla orana itiraz edildiği nazara alınarak sürekli iş göremezlik oranı kesinleştirilmeden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile diğer davalı işveren (... Seracılık Şti) arasında asıl - alt işverenlik ilişkisinin tespitiyle ilgili delillerin toplanmadığı, bu kapsamda anılan davalıların işyeri sicil dosyalarının getirtilmediği, seranın tümünün mü davalı işveren tarafından yapıldığı yoksa sera yapınının parçalara ayılmak suretiyle mi yaptırıldığı, davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.nin işyerinde işçi çalıştırıp çalıştırmadığının belirlenmediği, bununla beraber İlk derece Mahkemesi tarafından her iki iş kazasının katkısıyla meydana gelen toplam sürekli iş göremezlik üzerinden değerlendirme ve hesap yapılarak zarar hüküm altına alındığı halde, zararın tümüne ilk kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de isabetsiz olduğuna işaretle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. Kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; Asıl ve birleşen dava ile ilgili olarak, ilk ve ikinci iş kazaları nedeniyle davalıların %80 davacının %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek 24.07.2021 tarihli hesap raporuna göre ilk iş kazası nedeniyle %2,2 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranına göre 24.954,81 TL ve %16,2 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranına göre 159.439,11 TL alacağı olduğu belirtilerek; A) 27.05.2009 tarihli ilk iş kazası ile ilgili olarak; 24.954,81 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, B) 28.04.2011 tarihli iş kazası ile ilgili olarak; davalı ... Gıda San ve Tic. Ltd. Şti yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti. yönünden maddi alacağı 159.439,11 TL olmakla beraber taleple bağlı 75.528,49 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.04.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davaya konu olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, aksi yöndeki raporların yerinde olmadığını, her iki iş kazasında da sorumluluklarının bulunmadıklarını, kabul edilen maluliyet oranlarının da çok düşük olduğunu, manevi tazminatın da düşük belirlendiğini, vekalet ücreti takdirinde de hata olduğunu, ... Şti. yönünden verilen husumetten red kararının da yerinde olmadığını beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, davacıya 27.09.2009 tarihinde geçirdiği kazayla ilgili tüm ödemelerin yapıldığını, herhangi bir alacağı kalmadığını, yapılan ödemelerinde düşülmediğini; 28/04/2011 tarihinde ki kaza ile ilgili olarak da davacının tamamen kusurundan kaynaklandığını, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğinin beyan ile asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... Gıda San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, asıl - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin işveren sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle sorumluluklarından bahsedilemeyeceğini beyan etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Meydana gelen her iki olayda 5510 sayılı Kanun'un 13/1 maddesine göre iş kazasıdır. ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. alt işveren olup her iki kazada da davacının işvereni olduğu için sorumludur. ... Gıda San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. birinci iş kazasında asıl işveren olarak sorumludur. İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesi bu yöndeki kabulü yerindedir. Her iki iş kazasında davacının %20, davalı işverenin %80 kusurlu olduğuna yönelik hükme esas alınan bilirkişi kusur raporu ile bilirkişi ek kusur raporunun maddi olgular, olay ve sigortalıya ilişkin veriler ile iş güvenliği mevzuatına uygundur. Davacının maluliyeti Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından tespit edilmiş ve kesinleşmiştir. Dava dosyasının zamanaşımı sorunu bulunmamaktadır. Davacı ayrıca yaralanmasından dolayı manevi zararın karşılanmasını talep etmektedir. Davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken geçirmiş olduğu iş kazasında yaralandığı, bu yaralanması neticesinde dosyada mevcut rapor kapsamlarına nazaran malul kaldığı, olayın meydana gelmesinde davacının %20, davalı iş verenin %80 oranında kusurlu bulunduğu, açıktır. Olayın meydana geliş biçimi, olay tarihindeki davacının yaşı, maluliyet ve kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında hakkaniyet ilkeleri de gözetilerek davacının yaralanması ve sonrasındaki manevi ızdırabını bir ölçüde dindirmeyi teminen talep olunan ve miktarına nazaran davacının haksız zenginleşmesine sebebiyet vermeyeceği düşünülen manevi zararın ayrıca bilirkişi raporu ile tespit olunan maddi zararın davalıdan tahsiline yönelik İlk Derece Mahkemesi kararı yerindedir. Takdir edilen vekalet ücretlerinde herhangi bir hata görülmemiştir." gerekçeleriyle " Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1. Davalı ... Seracılık İnş. Tur. Taş. Tic. Taah. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava ile ıslahın zamanaşımına uğradığını, 9.995,16 TL ödemeye ilişkin dekont mahkeme dosyasına sunulmasına karşın bu ödemenin değerlendirilmediğini, Müvekkili tarafından; davacıya, ... Gıda Şirketine yapılacak iş ile ilgili olarak oryantasyon eğitimi verildiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kazanın meydana geldiği alanda çalışma yapılması için elektriğin kesilmesinin diğer davalı ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'den istendiğini ve elektrikler kesilene kadar iş yapımına başlanmadığı halde davacının elektriğin kesilmesini beklediği sırada uyarıları dikkate almayarak o bölgede çalıştığını ve bu olayın neticesinde kaza geçirdiğini, dinlenen tanık beyanlarında bu hususun ispat edileceğini, bilirkişi tarafından kusur hesaplanmasında hataya düşüldüğünü ve mahkeme tarafından kusura ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, sürekli iş göremezlik oranında çelişkinin giderilmediğini, davacının istinaf incelemesi öncesi iş göremezlik oranı toplam %21,8 iken bozma sonrası alınan raporlarda bu oranın ilk kazada %2,2 ikinci kazada %16,2 olarak hesaplandığını, kabul anlamına gelmekle birlikte toplam iş göremezlik oranı düşerken hesaplanan tazminat miktarında artış meydana gelmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Gıda San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işçisi olduğu ... Seracılık Şirketi ile müvekkili şirket arasında 05.03.2009 tarihli 140.600 m2 ek sera tesisi inşaatında sera montajına ve mekanik malzeme imalatına ilişkin anahtar teslim iş sözleşmesi ile 25.03.2010 tarihli 107.000 m2 sera tesisi inşaatında sera metal konstrüksiyon imalatına yönelik mekanik parça imalatına ilişkin hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu davacı ile müvekkil şirket arasında işveren-işçi ilişkisi bulunmadığı gibi davacının işvereni ... Seracılık ile müvekkil şirket arasında da alt-üst işverenlik ilişkisi bulunmadığını, kararda İkinci iş kazasından sorumlu olmadığı gibi ilk kazadan da sorumlu olmaması gerektiğini, "... Seracılık şirketi ile arasındaki sözleşmenin "yüklenicinin yükümlülükleri” başlıklı 5 inci maddesi kapsamında sorumlu tutulamayacağı: “Yüklenicinin montajlardan sorumlu tüm elemanlarının iş verenin sera tesisleri içerisinde geçireceği her türlü iş kazalarının tazmininden, tedavi masraflarından, SSK, bölge çalışma müdürlüğü, iş kurumu vb. makam ve mercilerden gelebilecek cezai yükümlülüklerden yüklenici sorumludur.” Maddesi gereği müvekkil şirketin sorumlu olmayacağını sözleşmenin anahtar teslim iş sözleşmesi olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat isemlerine ilişkindir.
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, "Adli tatilin sürelere etkisi" açısından aynı Kanun'un 102 ve 103 üncü maddesidir. "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
1. Uyuşmazlığın çözümü, 'usuli kazanılmış hak' kavramının açıklanmasını ve açıklanan olgular karşısında somut olay ve taraflar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesini gerekli kılmaktadır.
2. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) 'usuli kazanılmış hak' kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir.
3. Bu Kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
4. Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.
5. 6100 sayılı HMK'nun 103/1-ç maddesinde "ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar." Adli tatilde görülebilecek dava ve işler arasında sayılmıştır.
6. Bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen 18.07.2017 tarihli ilk kararın davacı vekiline 07.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve adli tatile tabi olmayan bu dava için karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 5521 sayılı Kanun kapsamında kararda gösterilen kanun yolu süresi olan 8 günlük süre dolduktan sonra 05.09.2017 tarihinde istinaf edildiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli ilk kararında davacı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun da davalılar vekillerinin istinaf başvurusu gibi değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi kararının davacı lehine kaldırılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
7. O halde, Mahkemece yapılacak iş; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ilk kararını süresinde istinaf etmemiş olduğu kabul edilerek ve iş bu kararın sadece davalılar vekilleri tarafından istinaf edildiği gözetilerek kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davalılar lehine oluşması gereken usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, kaldırma kararı sonrasında 27.05.2009 tarihli iş kazası nedeniyle tespit edilen %2,2 ve 28/04/2011 tarihli iş kazası nedeniyle tespit edilen %16,2 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranlarının kaldırma kararı öncesinde alınan 01.06.2017 tarihli hesap raporuna uygulamak (bu raporda esas alınan işlemiş devre sonrasında yürürlüğe giren asgari ücret değişiklikleri rapora yansıtılmamak suretiyle), davacının her bir iş kazası nedeniyle hak kazanacağı maddi tazminat miktarlarını belirleyerek, davacıların maddi tazminat istemleriyle manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir.
8. İlk Derece Mahkemesince anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
9. O halde, Kanun'un açık hükmüne aykırı görülen hususlar ile davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, bozma sebeplerine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilleri tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.