SUÇLAR: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürme, ihmal suretiyle ölüme neden olma, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, terör örgütü propagandası yapma

HÜKÜMLER:

1- Sanık ... hakkında;
a) Terör örgütü propagandası yapma suçlarından CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
b) Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürme suçundan TCK'nın 82/1-a,c,g, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9,63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı sekiz kez mahkumiyetine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,
c) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan TCK'nın 302/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9,63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,

2- Sanık ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,

3- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye yardım etme suçundan (sekiz kez) CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi,

4- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaleti ile TCK'nın 314/2, 220/7,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, ve 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,

5- Sanık ... hakkında; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,

6- Sanık ... hakkında; değişen suç vasfına göre silahlı terör örgütüne üye olma kapsamında kalan suç nedeniyle CMK'nın 223/7 ve TCK'nın 302 nci maddesi uyarınca davanın reddine dair hükme
yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,

7- Sanık ... hakkında; devletin birliğini ve ülke
bütünlüğünü bozma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince
beraatine dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,

8- Sanıklar ..., ..., Medeni
..., ... ve ... hakkında; ihmal
suretiyle ölüme neden olma (sekiz kez) ve silahlı terör örgütüne üye
olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine
dair hükümlere yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi,

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi:

I- Katılanlar ..., ... ve ...'ın tüm sanıklar yönünden verilen hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılan ...'nın katılanı olduğu maktul ...'ya karşı; katılan ...'ın katılanı olduğu maktul ...'a karşı; katılan ...'ın katılanı olduğu maktul ...'a karşı ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürme, ihmal suretiyle ölüme neden olma'' suçları dışında kalan diğer maktullere yönelik ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürme, ihmal suretiyle ölüme neden olma'' suçları ile ''devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve terör örgütü propagandası yapma'' suçlarının niteliği itibariyle doğrudan zarar görmedikleri ve davaya katılma haklarının bulunmadığı, bu nedenle anılan suçlara yönelik hükümlere karşı temyiz yetkileri bulunmadığından, temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Maktuller ..., ... ve ...'a yönelik, ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürmeye yardım etme'' suçu yönünden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri ile ''ihmal suretiyle ölüme neden olma'' suçu yönünden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik katılanların temyiz talepleri; sanık ... hakkında sekiz kez ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürme'', ''devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma'' suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin; sanık ... hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin; sanıklar ..., ... ve ... hakkında ''silahlı terör örgütüne yardım etme'' suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılanlar ..., ... ve ...'ın katılanı oldukları ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürmeye yardım etme'' suçu yönünden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ile ''ihmal suretiyle ölüme neden olma'' suçu yönünden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında temyiz kanun yoluna başvuruları açısından istinaf kanun yoluna başvurma şartı bulunmadığı, sanıklar hakkında atılı suçlar yönünden yerel Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebinde bulunduğu, katılanların henüz doğmamış temyiz haklarından feragat ettiklerinin kabul edilemeceyeği ve sanıklar yönünden ''kazanılmış hak'' hususunun ise temyiz incelemesi sırasında ayrıca gözetilebileceği anlaşıldığından tebliğnamedeki katılanlar yönünden temyiz talebinin reddi düşüncesine iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin dilekçesinde her ne kadar propaganda suçundan da bahsedilmiş ise de, beraat kararı verilen suç yönünden istinaf kanun yoluna da başvurulmadığı ve dilekçe içeriği itibariyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin temyiz edildiği belirlenerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
30.10.2020 tarihli celse zaptında, hükmün kapalı oturumda tefhim edildiğinin yazılı olduğu görülmüş ise de, bu yönde bir iddia olmadığı gibi duruşma başlangıcında yargılamanın açık yapıldığının yazılı olması ve 01.12.2020 tarihli tutanak içeriği itibariyle açık yargılama yapıldığı halde zapta sehven kapalı yazıldığı anlaşılmış ve sonuca etkili görülmemiştir.
A) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürmeye yardım etme, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihmal suretiyle ölüme neden olma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda sanıklara yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılanların temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraat hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürme (sekiz kez), devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ...'in adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı; sanıklar ... ve ... eylemlerinin, mahallinde ikame olunup tartışılan delillere göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun gözetilmediği; sanık ...'un dosya kapsamına yansıyan örgütsel faaliyet ve konumu nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; bahse konu hususlar sanıklar hakkında aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanık ...'nin sübutu kabul olunan Siirt İli, Şirvan İlçesi, ... Köyü, 24 üncü km'de " ..." olarak bilinen yerde 19.08.2015 günü Şirvan İlçe Jandarma Karakolu'na ait zırhlı askeri aracın geçişi sırasında PKK/KCK silahlı terör örgütü mensuplarınca olaydan önce yola döşenen çok miktarda el yapımı patlayıcının uzaktan kumanda sistemi kullanılması suretiyle infilak ettirilmesi üzerine aracın içerisinde bulunan yukarıda adları yazılı askeri personellerin patlamanın şiddeti nedeniyle oluşan basınç ve isabet eden şarapnel parçalarına bağlı yaralanmaları neticesinde ölümlerinin gerçekleştiği olayda, sanığın olay yerinin keşif faaliyetinde ve patlayıcıların nakli ile yola yerleştirilmesinde bizzat görev alıp, diğer örgüt mensuplarını olay yerine getirmek ve eylem sonrasında da yakalanmalarını önlemeye yönelik fiillerde bulunmak şeklinde tezahür eden eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu; sanık ...'un dosya kapsamına göre sübutu kabul edilen eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu; sanıklar ... ve ... eylemlerinin ise, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu belirlenerek; kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların vasfı tayin edildiği, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Sanık ... ve müdafiileri ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
C) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile maktuller ..., ... ve ...'a yönelik kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlamak ve bombalamak suretiyle kasten öldürmeye yardım etme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 26.08.2022 tarihinde öldüğü görülmekle, sanığın öldüğüne ilişkin kayıtların araştırılarak TCK'nın 64/1 inci maddesi gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ve sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükmün CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.