Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2015 tarihli ve 2015/1230 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2015 tarihli ve 2015/1229 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Birleştirilerek görülen davada Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararları verilmiştir.
5. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı kararının sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 27.09.2021 tarihli kararı ile; "...Oluşa, mağdurun aşamalardaki beyanına ve tüm dosya kapsamına göre, mağdur ...’ın olay günü arkadaşından emanet olarak aldığı araçla kırmızı ışıkta durduğu sırada aracın ön koltuğuna sanık ...'in kapıyı açarak bindiği, aracın arka koltuğuna da suça sürüklenen çocuk ...'in bindiği, araca binen sanığın mağdura “İlker” dediği, mağdurun da "ben İlker değilim, arabayı emanet aldım, arabadan iner misin" deyince sanığın "ben mintinin Emre, sen beni tanıyor musun, sür lan arabayı" dediği, mağdurun başka bir yere gitmesi gerektiğini söylemesi üzerine sanığın "bizi Bağbaşına götür" dediği, sanık ve suça sürüklenen çocuğun ellerinde de içki şişesinin bulunduğu, mağdurun sanık ve suça sürüklenen çocuktan korktuğu için aracı Bağbaşı Mahallesi istikametine doğru sürdüğü, bu sırada giderken mağdurun sanık ve suça sürüklenen çocuğa kendisini bırakmalarını ve arabadan inmelerini söylemesine rağmen sanık ve suça sürüklenen çocuğun araçtan inmeyerek mağdurun isteğini reddettikleri, mağdurun sanık ve suça sürüklenen çocuğu Bağbaşı Mahallesinde bir evin önüne getirdiği sırada sanığın mağdura tokat attığı, araçtan inerken aracın ön göğüs kısmına yumrukla vurduğu, sonrasında mağdurun araçla olay yerinden ayrıldığı olayda, sanık ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 109/2. maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun’un 109/1. maddesi ile mahkumiyet hükümleri kurulması, ..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma sonrası Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararları verilmiştir.
1. Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteği; olay esnasında yaşının küçük olduğuna, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine, hakkında tayin edilen cezanın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ...' nin temyiz isteği; almış olduğu cezayı temyiz ettiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, suç tarihinde mağdur ...'ın arkadaşı olan diğer müşteki İlker'e ait aracı emaneten kullandığı, kırmızı ışıkta durduğunda, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun araca bindikleri, mağdur ...'ı rızası dışında kendi istedikleri istikamete gitmesi konusunda zorladıkları, mağdurun korktuğu için sanık ve suça sürüklenen çocuğun istediği istikamete aracı sürdüğü, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...' in, mağdurun kullandığı araca binip mağduru kendi istedikleri istikamette seyre zorlamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
1.Dava dosyası içeriği, mağdur beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, suça sürüklenen çocuğun, olay esnasında yaşının küçük olduğuna, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine, hakkında tayin edilen cezanın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
1.Dava dosyası içeriği, mağdur beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanığın savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Ancak başkaca tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında çocukken işlediği suça ilişkin Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/225 Esas ve 2012/26 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3.Dosya kapsamına göre mahkemece 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak uygulaması yapılırken sanık hakkındaki tayin edilen cezanın 2 yıl üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken 1 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararında suça sürüklenen çocuk tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında, kazanılmış hak uygulamasına ilişkin 4 üncü bendindeki "1 yıl 4 ay" ibarelerinin çıkarılarak yerine "2 yıl" ibaresinin eklenmesi ve tekerrür uygulanmasına ilişkin 8 inci bendinin çıkarılarak yerine "Sanığın daha önceden işlemiş olduğu Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2013 tarih ve 2013/18 Esas, 2013/271 Karar sayılı ilamı ile aldığı 2 yıl 1 ay hapis cezasının 28.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, tekerrüre esas teşkil edeceği belirlenmekle 5237 sayılı Kanun' un 58 inci maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine," ibarelerinin eklenerek hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.