İlamda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, hükmün aynen infazına

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Mahkemece, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2020 tarihli 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesine ilişkin yazısı üzerine yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde 17.11.2015 tarihli kararın aynen infazına karar verilmesi hukuki değerden yoksun, yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen en son işlem olan mahkûmiyet kararının verildiği 17.11.2015 tarihinden sonra, temyiz inceleme aşamasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. madde yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.