SUÇLAR: Nitelikli yağma
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2018 tarih, 2018/28724 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(d) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Şanlıurfa 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarih, 2018/11 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) (d) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi'nin 05.11.2020 tarihli ve 2019/926Esas, 2020/1897 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri
1.Kararın usul ve yasaya aykırılığına
2. Sanığın atılı suçu işlemesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde, mağdur ...'in ikametinden ekmek almak üzere evden çıkıp fırına gittiği, açık fırın olmaması nedeniyle ekmek alamadan tekrar eve döndüğü, kapıya vurması üzerine evde bulunan şikayetçi ...'in kapıyı açtığı, şikayetçi ...'in eve gireceği esnada bir an da arkasında beliren ve alkollü olan sanık ...'nin elinde bulunan jilet benzeri kesici aleti mağdur ...'e göstererek elindeki telefonu istediği, sonrasında jileti salladığı sırada mağdur ...'in yanında bulunan ve evin kapısının girişinde duran şikâyetçi ...'in yaralanmasına neden olduğu, sanık ...'in tekrar kesici aleti mağdur ...'e doğru sallaması üzerine mağdurun ani bir refleksle geri çekildiği ancak dengesini kaybederek yere düştüğü, elindeki telefonu da düşürdüğü, sanık ...'in yere düşen telefonu alıp kaçmaya başladığı, hemen ardından mağdurlar ... ve ...'in sanık ...'in peşine düşerek koştukları, bir süre sonra bağırma seslerini de duyan çevredeki vatandaşların kaçmakta olan sanık ...'i yakalayarak yere yatırdıkları, bunun üzerine mağdurlar ... ve ...'in de yerde yatan sanık ...'in yanına gelip telefonu aldıkları anlaşılmıştır.
2. Mağdurlar aşamalardaki beyanları, sanığı tanımadıklarını, olayın iddianamede belirtildiği şekilde meydana geldiği yönündedir.
3.Mağdur ... hakkında 17.06.2018 tarihinde Balıklıgöl Devlet Hastanesi'nden alınan adli muayene raporunda vücudunun iki ayrı noktasında kesi oluşturan ve btm ile giderilebilecek şekilde yaralanmanın oluştuğu tespiti yapılmıştır.
4.Sanık aşamalarda birbiriyle çelişen savunmalarda bulunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurların aşamalarda oluşa ilişkin uyumlu beyanları, sanığın aşamalarda birbiriyle çelişen savunması, kolluk tutanakları ve adli raporlar karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/926 Esas, 2020/1897 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 7.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.