İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi

Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat istemi yönünden kabulüne, tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalı arasında 30/10/2013 tarihli harici satış vaadi sözleşmesi ile davalının ... Mahallesi 284 ve 79 parsel sayılı taşınmazlarda bulunan hisselerinin toplam 120.000,00 TL’den satışı hususunda anlaşma yaptıklarını, davalının akitte belirtildiği gibi satış bedelini peşin ve tam olarak aldığı halde davalının 284 parseldeki taşınmaz hissesinin tapuda satışı için bu zamana kadar yanaşmadığını, son olarak da verilen vekaletin iptal edildiğini, dava konusu taşınmaz hissesi ile ilgili davalı adına bulunan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 70.000,00 TL satış bedelinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı ile herhangi bir yazılı veya şifahi bir satış vaadi sözleşmesi yapmadığını, bu hususta davalı müvekkilinin yemin etmeye hazır olduğunu, davalının davacıdan herhangi bir para almadığını, davacı ve davalının birlikte bankaya gittiklerini, davalı parayı aldığına dair banka dekontu imzaladığını ancak parayı gişeden bizzat davacının aldığını ve davalıya ödeme yapmadığını, bu nedenle davacıya verilen vekaletnamenin iptal ettirildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile; davacının tapu iptali ve tesciline yönelik talebi yerinde görülmediğinden reddine, davacının hukuken geçerli olmayan sözleşmeye dayalı olarak davalıya ödediği anlaşılan 70.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren, 45.043,14 TL'ye ise ıslah tarihi olan 13/04/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince asıl talepleri olan tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının asli talebinin reddine karar verilmesine rağmen müvekkili yararına ücreti vekalete hükmolunmamasının hatalı olduğunu, yine bu nedenle yargılama giderlerinin tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine kademeli davacı talebi yönünden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine faize hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline satış nedeni ile para ödenmediğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve davacı vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz yoluna başvurmuştur.

Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.