Hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/123 Esas, 2021/233 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacıların topladığı delil dışında dosyada herhangi bir delilin olmadığına, 3. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığının tartışılmadığına, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 4. Sanığın kullandığı GSM hattı yönünden iletişimin tespiti kararı alınıp uyuşturucu madde ticareti yapıp yapmadığı anlaşılabileceği halde, söz konusu koruma tedbiri uygulanmayarak eksik soruşturma yapıldığına, 5. Sanığın, gizli soruşturmacılar tarafından suç işlemeye sevk edildiğine, 6. Gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olmadığına, 7. Gizli soruşturmacı beyanının alınış şeklinin usulsüz olduğuna, 8. Gizli soruşturmacılara yargılamanın hiçbir aşamasında sanık ve müdafii olarak soru yönetilemediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, 9. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli kesin delil olmadığına, 10. Antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konulan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, 11. Mehmet Yakup P. isimli şahsın muhbir olarak kullanıldığına, 12. 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine göre verilmiş bir karar olmadığı halde, alınan ses ve görüntü kayıtlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, 13. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılması gerekirken uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan işlem yapıldığına ilişkindir.

İddianame içeriğinde ismi geçen .... ile .... ile Finike Cumhuriyet Başsavcılığının

2020/1220 sayılı soruşturma dosyasında beyanları alınan .... ve ....' nin kendilerinde ele geçen uyuşturucuyu sanık ...'dan aldıklarına dair iddiaları üzerine söz konusu soruşturma dosyasının Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/1203 sayılı soruşturması dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesine rağmen, sanık ...'ın, ..., ..., ... ve ...'a uyuşturucu madde temin ettiğine ilişkin iddialar yönünden herhangi bir karar verilmediği gibi dava da açılmadığı anlaşılmakla, bu hususta zaman aşımı süresi içerisinde dava açılması halinde, karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, 11.06.2020 tarihinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu maddeyi para karşılığında sattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Gizli soruşturmacı alım tutanağı içeriğinden, sanığın içici olarak tabir edilen şahıslara uyuşturucu madde satışı yapacağı yönünde istihbari bilgi alınması üzerine, adli kolluk görevlisi olan gizli soruşturmacılar uyuşturucu madde satışını delillendirmek maksadıyla sivil araç ile istihbari bilgiye konu yerde dolaştıkları sırada sanıkla ile karşılaşmaları üzerine sanığın yanında durarak, irtibata geçtikleri, sanık ...'a uyuşturucu madde olup olmadığını sordukları ve akabinde sanıktan uyuşturucu maddenin temin ettikleri anlaşılmakla,
Gizli soruşturmacı, adli kolluk görevlisi de olsa, delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (e) bendi ve 161 inci maddesinin ikinci fıkrasına uygun bir biçimde gerçekleştirmesi halinde ele geçirilen deliller hükme esas alınabilecek olup, görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye teşvik ettiği hallerde ele geçirilen deliller hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacaktır.

Somut olayda, olay günü gizli soruşturmacıların sanığın yanına giderek uyuşturucu madde olup olmadığını sormaları üzerine sanığın suça konu eroini temin ettiği, gizli soruşturmacı alım tutanağı, görüntü kaydı, sanığın tevilli savunması ve tutanak mümziinin beyanı ile sabit olup, soruşturma yapan gizli soruşturmacıların suç teşkil eden fiili yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergilemiş oldukları, bunun da gizli soruşturmacı sınırlarını aştığı, kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek faili suça teşvik etmiş oldukları ve bu şekilde elde edilen uyuşturucu maddenin, suçun maddi konusu olarak hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.