Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin re'sen de temyize tabi olan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/3586 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığı ve kesin delillerle sübuta ermediğine ilişkindir.
2. Sanık müdafinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Lehe deliller toplanmayarak eksik soruşturma yapıldığına,
4. Madde satımını gösterir her türlü şüpheden uzak kesin delil olmadığına,
5. İstinaf incelemesi sonucu verilen hükmün gerekçesiz olduğuna,
6. Seksen yaşın olan sanığın akıl sağlığı, algılama yeteneği açısından inceleme yapılmadığına,
7. İddianame, iddianamenin kabulü kararının sanığa okunmadığına,
İlişkindir.
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.01.2024 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/3586 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.