Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/168 Esas, 2020/22 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 2. Lehe olan hiçbir delil incelenmeden karar verildiğine, 3. Ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında olduğuna, 4. Ramazan ayı olduğu için uyuşturucu madde kullanmadığına, bu nedenle yapılan testlerde uyuşturucu madde çıkmamasının normal bir durum olduğuna, 5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

C. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının bir defada sanıktan tahsiline karar verildikten sonra ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "sanığa tebliğ olunan ödeme emri üzerine belirli süre içerisinde adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesinin uygulanacağının" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,

2. Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "sanığa tebliğ olan ödeme emri üzerine belirli süre içerisinde adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesinin uygulanacağının" ibaresinin çıkartılması ve yerine "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.