Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2009 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2009 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bu karara karşı sanık müdafii tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11.06.2012 tarihli, 2010/11113 Esas ve 2012/20024 Karar sayılı kararı ile hükmün sanık yönünden "...Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda geçmişte kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanıklar hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tu- tum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ''yasal şartları oluşmadığından şeklinde'' yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2- Sanıklar hakkında temel ceza tayin edilirken hapis cezasının asgari hadden tayin edilmesine karşın, aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan gün birim sayısının alt haddin üzerinde tayini suretiyle çelişkiye neden olunması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar itiraz edilmeden 31.01.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Sanığın denetim süresi içerisinde, 31.12.2016 tarihinde işlediği silahla kasten yaralama suçu nedeniyle Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarda bulunması üzerine Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü açıklanarak; 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay; temyiz dışı sanıklar Üstün ve Cem'in sanık ...'a toplam 1.400 TL sahte para verdiği, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Murat'ın müşteki ...'e ait telefon dükkanına gittiği ve 100 kontör satın aldığı, karşılığında 100 TL para verdiği, bu parayı Hakan isimli şahıstan aldığını, Hakan'a dükkanından içki sattığını ve onun da bu paraları verdiğini söylediği, sanık ...'ın ise Murat'a 400 TL sahte parayı gösterdiği ve paraların sahte olduğunu söylediği, Murat'ın kendisinden sahte para istemesi üzerine 400 TL nin tamamını ona verdiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası kapsamında, T.C. ... sahte banknot inceleme ve değerlendirme raporu, müşteki beyanları, yakalama tutanağı, olay - arama ve el koyma tutanağı mevcuttur.
A. Suçun Sübutuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dava dosyası kapsamı, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, Yargıtay bozma ilamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin beraat etmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Diğer Yönlerden
Denetim süresi içerisinde yeniden suç işlenmesi halinde hükmün aynen açıklanması gerektiği cihetle; mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanarak 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, sanığa Yargıtay bozma ilamı öncesi verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına aykırılık oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bununla birlikte, belirtilen hususun 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/509 Esas, 2021/612 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (A) paragrafından sonra gelmek üzere uygulamaya ilişkin 1,2 ve 3. bentlerin çıkartılarak yerine "1- Sanık ...’in üzerine atılı bulunan parada sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varıldığından, eylemine uyan TCK.’nun 197/1. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suça konu sahte paraların sayı ve değeri, sanığın amaç ve saiki, ceza adaletinin temin ve tesisi ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek takdiren 2 yıl hapis ve 5 tam gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
2-Sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonra yargılama sürecindeki saygılı davranışları, hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi nedenleri ile hükmolunan cezasının 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
3-Sanık hakkında adli para cezasına ilişkin olarak hükmedilen tam gün sayısının, sanığın ekonomik ve sosyal durumu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.’nun 52/2. maddesi gereğince bir tam gün karşılığı takdiren 20,00 TL.’den hesap edilmek suretiyle sanığın 80 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.