Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2016/179 Esas, 2019/52 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı kayyım vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilip, HMK'nin 353/(1)-b.2 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın harç, vekalet ve yargılama giderleri yönünden değiştirilerek kabulüne karar verilmesi şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili ve davalı kayyım vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalıların Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, 1991 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, davalı hisselerinin kayyımla idare edildiğini, bu yer için Kocaeli 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/593 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu davada düzenlenen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 1 katlı kargir bina ile B harfi ile gösterilen 4 katlı kargir binanın müvekkili tarafından yapıldığını belirterek, mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitini istemiştir.
Davalı kayyım vekili; dava konusu yapıların davacı tarafından yapıldığını, davaya bir diyeceklerinin olmadığını, herhangi bir masrafla yükümlü tutulmamalarını talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 1991 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda tespiti yapılan 1 katlı binanın tamamının, 4 katlı binanın ise ½’sinin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı kayyım vekili tarafından yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi sonucunda; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince(2019/416 E, 2019/418 K); davalı kayyım vekilinin ilk celse duruşmasından önce cevap dilekçesi ile açılan davaya itirazlarının olmadığını bildirdiği, bu beyanın davayı kabul mahiyetinde olduğu, ancak ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiası hakkında kabul içeren bir beyanda bulunmadığı bu nedenle davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş, yanlış dava değeri üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğinden bahisle de davalı kayyım vekilinin istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yeniden harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmuştur. Karar, davacı ve davalı kayyım vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1991 parselde davacının 16/24, davalıların ise toplam 8/24 payının olduğu, davalı hisselerinin kayyımla idare edildiği, tespiti istenen 4 katlı binanın zemin kat+3 adet normal kattan ve simetrik olarak iki ayrı kısımdan oluştuğu, binanın komple taban alanının 309,75 m2, komple toplam alanının ise 1.239 m2 olduğu, dava konusu tespiti istenen –hükümde ½ tespitine karar verilen- kısmın binanın batı tarafından yer alan 4 kat ve 4 daireli olan bölüm olduğu, bu kısmın taban alanının 154,87 m2, toplam alanının 619,50 m2 olduğu, değerinin ise 320.157,60 TL olarak belirlendiği, diğer kabulüne karar verilen 1 katlı binanın değerinin ise; 33.424,80 TL olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Muhdesatın tespiti davalarında; dava değeri davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir. Bu doğrultuda; kabulüne karar verilen 1 katlı binanın değerinin 33.424,8 TL, yine kabulüne karar verilen 4 katlı binanın ½’sinin değerinin ise 320.157,6 TL olduğu belirlendiğine göre; dava değeri 320.157,6 + 33.424,8 =353.582,4 * 8/24(davalıların toplam payı)=117.860,8 TL’dir. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde dava değerinin 64.527 TL olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda alınması gereken harç, 117.860,8 * 68,31/1000=8.051,07 TL, davayı kabul ilk celseden önce olduğundan Harçlar Kanunu’nun 22.maddesi uyarınca, karar ve ilam harcının 1/3’ü alınacağından 8.051,07 TL/3=2.683,69 TL’dir. Öte yandan; HMK’nın 312/2.maddesi; “Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” şeklindedir. Eldeki dosyada; Bölge Adliye Mahkemesince, davalının ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiası hakkında kabul içeren bir beyanda bulunmadığı bu nedenle davanın açılmasına sebebiyet verdiği belirtilerek yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiş ise de; davalının muhdesat iddiası ile ilgili ortaklığın giderilmesi davasında herhangi bir itirazının olduğu, bu durumu kabul etmediği yönünde eldeki dosyaya yansımış bir delil olmadığı göz önüne alındığında davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabul edilemeyeceği ve ilk celseden önce de davayı kabul ettiği sabit olduğundan yukarıda belirtilen kanun maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı açıktır. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HMK 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kayyım vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 3.paragrafında yer alan “sonra” ibaresinin çıkarılarak yerine “önce” ibaresinin yazılmasına, “(64.527 TL)” ibaresinin çıkarılarak yerine “(117.860,8 TL)” yazılmasına, “1.469,28 TL alınması gerekli karar ve ilam harcından” ibaresinin çıkarılarak yerine “alınması gerekli 2.683,69 TL karar ve ilam harcının” ibaresinin yazılmasına, “harcın mahsubu ile bakiye 4.569,5 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “harçtan mahsubu ile artan 3.355,09 TL” ibaresinin yazılmasına, 4.paragrafın tamamen hükümden çıkarılarak yerine “HMK’nin 312/2.maddesi uyarınca davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, 5.paragrafın tamamen hükümden çıkarılmasına, 6.paragrafın tamamen hükümden çıkarılarak yerine “5-HMK’nin 312/2. maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına, HMK’nin 370. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı kayyıma iadesine, 28.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.