Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık ...'nin yokluğunda verilip 25.12.2013 tarihinde tebliğ edilen hükmü, CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülüp tebliğden işleyen bir haftalık kanuni süresinden sonra ibraz ettiği 03.01.2014 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar... ile ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların eylemlerini birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirdiklerinden bahisle cezaları arttırılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün yazım eksikliği kabul edilmiş, hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür. Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar ... ile sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi