Mahkumiyet
Sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasra Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istekleri, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse suç vasfına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın, apartman komşusu olan %70 zihinsel engelli olan mağduru, sürükleyerek bodrum kata indirdikten sonra cinsel istismarda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinde nitelikli cinsel istismar suçundan açılan davada, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı, 13.10.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Sanığın, cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen, hüküm kurulurken önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, devamında aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle kademeli uygulama yapılması, ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.08.2014 yerine 2014 yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanık savunmaları, katılan ve mağdur beyanları, Bartın Ağır Ceza Mahkemesine ait cinsel istismar suçuna ilişkin dava dosyası ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri hususu dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.